Van Gölü Havzası, biyoçeşitlilik açısından oldukça zengin bir bölge olarak biliniyor. Yaban hayvanlarının korunması ve doğal dengenin sürdürülmesi amacıyla Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi, yaralı hayvanlara yardım ediyor. Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, yaban hayvanlarının sorunlarıyla ilgilendiklerini ve bu konuda ilgili kurumlarla iş birliği yaptıklarını ifade etti. Prof. Dr. Aslan, "Bu bölge, ülkemizdeki sulak alanların yaklaşık beşte birine ev sahipliği yapıyor. Bu durum, biyoçeşitliliği artırarak, merkezimize getirilen yaralı hayvan sayısını da etkiliyor" dedi.
Tedavi Süreci ve Sonuçlar
Merkez, yılın ilk altı ayında 150'ye yakın yaban hayvanını kabul etti. Tedavileri tamamlanan 25 hayvan, Doğa Koruma ve Milli Parklar görevlilerine teslim edilerek doğaya salındı. Merkeze gelen hayvanlar arasında arı şahinleri, baykuşlar ve kaya kartalları gibi yırtıcı türler bulunuyor. Bu hayvanlar genellikle birbirleriyle yaşadığı çatışmalar veya çeşitli çarpma durumları nedeniyle yaralanıyorlar.
Merkeze getirilen hayvanların yaklaşık 30'u, yuvadan ayrılmış öksüz veya yetim yavrulardan oluşuyor. Kanatlı türler, uçuşa hazırlık sürecinde anneleri tarafından besleniyor. Örneğin, baykuş türleri gündüzleri iyi göremedikleri için, insanlar tarafından yardıma muhtaç sanılarak merkeze getiriliyor. Ancak, doğada bir yavruyla karşılaşıldığında akşam saatlerinde annesiyle uçuş hazırlığı yapacağı düşünülerek müdahale edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Bu yıl merkezlerine getirilen hayvan sayısındaki azalış, bahar mevsiminin yağışlı geçmesi ve doğal besin kaynaklarının artmasından kaynaklanıyor. Hayvanlar bu sayede daha geniş bir alana yayılarak üreme sezonunu daha rahat geçirmiş oluyor. Bu durum, ekolojik dengenin korunması açısından da önem taşıyor.