Washington'da yapılan açıklamalarda, nükleer silah risklerinin artması ve dünya genelindeki siyasi gerilimler hakkında önemli değerlendirmeler yapıldı. 1945’te kurulan derginin CEO’su Alexandra Bell, "Kıyamet Günü Saati, küresel risklerle ilgili ve biz küresel liderlikte başarısızlık görüyoruz" ifadelerini kullandı. Bell, hükümetlerin neo-emperyalizm ve yönetim anlayışına yönelmesinin saati gece yarısına yaklaştırdığını vurguladı.
Bell, 2025 yılına kadar nükleer riskler açısından olumlu bir gelişme yaşanmadığını belirterek, "Nükleer silah kullanımı riski sürdürülebilir değil ve kabul edilemez derecede yüksek" dedi. Ukrayna'daki savaş, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Hindistan ile Pakistan arasındaki çatışmalar gibi durumlar, nükleer tehditlerin artmasına işaret ediyor.
Asya'daki gerilimlerin yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve gelmesiyle artan uluslararası baskılar da dikkat çekici. Bell, büyük ülkelerin daha saldırgan hale geldiğini ve bu durumun uluslararası işbirliğini zayıflattığını ifade etti. ABD, 30 yıl aradan sonra nükleer silah denemelerini yeniden başlatma kararı aldı ve mevcut nükleer anlaşmaların durumu belirsizliğini koruyor.
2017'de Kuzey Kore’nin gerçekleştirdiği deneme dışında, çeyrek asırdır hiçbir nükleer güç deneme yapmamıştı. Kıyamet Günü Saati, 1947 yılında gece yarısına 7 dakika kala ayarlanmıştı. O tarihten bu yana sekiz kez geri, 18 kez ileri alındı. Saatin en uzak olduğu zaman ise 1991’de 17 dakika olarak kaydedilirken, en yakın olduğu zaman bugün 85 saniye olarak belirlendi. Bilim insanları, son dört yıl içinde üçüncü kez saatin gece yarısına yaklaşacak şekilde ayarlandığını ifade etti.