Reşat Yavuz, 1964 yılının Temmuz ayında çırak olarak başladığı meslek hayatında, 52 yıl boyunca usta olarak çalıştığını ve gençlerin farklı mesleklere yönelmesi nedeniyle terzilik mesleğinin geleceği hakkında endişeli olduğunu dile getirdi. "Böyle devam edersek, 10 yıl sonra elbise ve pantolon dikecek terzi bulmak zorlaşacak" diyen Yavuz, gençlerin el sanatlarına yönelmesini tavsiye etti.
Mesleğe çocuk yaşta adım attığını belirten Yavuz, "1964 Temmuz ayından bu yana bu mesleğin içindeyim. Altı yıl çıraklık yaptıktan sonra kalfalık dönemim başladı. 1975 yılının 1 Nisanında kendi iş yerimi açarak ustalığa geçiş yaptım. Allah sağlık verdiği sürece mesleğimi sürdürmeye kararlıyım" dedi.
Yavuz, geçmişte tamamen el işçiliğiyle çalıştıklarını, ancak teknolojinin gelişmesiyle makinelerin yaygınlaştığını ve çırak yetişmediği için mesleğin geleceğinin risk altında olduğunu vurguladı. Bir dönem atölyesinde dört kişinin çalıştığını söyleyen Yavuz, "Bir kalfamız vardı, rahmetli oldu. Şu anda Düzce’de terzilik yapan oğlum da benim meslektaşım" diye ekledi. Yıllar boyunca kamu kurumlarına ve özel sektördeki birçok çalışana elbiseler diktiğini belirtti.
Yılların Makinesi
İlk dikiş makinesini 52 yıl önce aldığını aktaran Yavuz, zamanla birçok makine değiştirmesine rağmen ilk makinesini hiç elden çıkarmadığını belirtti. "İlk aldığım Elmas marka makinem hâlâ çalışıyor. Çok makine aldım, sattım, yeniledim ama ilk göz ağrımı satmadım. Hâlâ aktif olarak kullanıyorum" diyen Yavuz, 1983 yılında Alaplı’ya ilk baskı makinesini kendisinin getirdiğini ifade etti.
Makinesini satın almak isteyenler olduğunu dile getiren Yavuz, "İlk üretim olduğu için satmadım, satmayı da düşünmüyorum. Benim için manevi değeri çok büyük" şeklinde konuştu.
61 yıllık meslek hayatını geride bırakan Reşat Yavuz, gençlere seslenerek terziliğin bereketli ve saygın bir meslek olduğunu, ancak yeni ustalar yetişmezse yakın gelecekte bu mesleği icra edebilecek kişi bulmanın zorlaşacağını sözlerine ekledi.