Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının ardından başlayan tercih dönemi, pek çok gencin gelecek kaygısını artırıyor. Acıbadem Adana Hastanesi'nde görevli Psikolog Dilara Boyraz Giriş, tercih sürecinin yalnızca puan ve sıralamaya odaklanmanın ötesine geçmesi gerektiğini ifade etti. Öğrencilerin ilgi alanlarını, yeteneklerini ve yaşam hedeflerini göz önünde bulundurarak karar vermeleri gerektiğini vurgulayan Giriş, "Üniversite tercihi önemli bir karar olsa da, artık hayatı tek yönde belirleyen geri dönüşü olmayan bir seçim değil. Asıl önemli olan, kişinin kendisine uygun alanı keşfetmesidir" dedi.
Tercih Döneminde Puan Odaklılık
Öğrencilerin sınav sonrasında yalnızca puanlarına odaklanabildiğini kaydeden Giriş, "Şimdiye kadar hedef sınava girmek ve bir bölümü kazanmakken, tercih döneminde bu hedef çoğu zaman 'Puanım hangi bölüme yetiyor?' motivasyonuna dönüşüyor. Oysa asıl sorulması gereken; 'Kendimi hangi işte hayal ediyorum?', 'Bu meslek bana gerçekten uygun mu, yoksa sadece önü açık olduğu için mi istiyorum?' sorularıdır" şeklinde konuştu.
Kendini Tanımanın Önemi
Meslek seçiminde kişinin kendisini tanımasının önemine değinen Psikolog Giriş, "Bir unvanı hedefleyerek değil, kendini tanıyarak başlayan kariyer yolculukları daha tutarlı ve sürdürülebilir oluyor. Günün büyük kısmını ne yaparak geçirmek isterim; insanlarla mı çalışmak, fikir mi üretmek, bir şeyi elle mi inşa etmek, yoksa sayılarla mı uğraşmak? Bu soruların cevabı, çoğu zaman ders başarısından daha güçlü bir pusula olabilir" ifadelerini kullandı.
Popüler Bölümlerin Yanıltıcılığı
Son yıllarda bazı bölümlerin yoğun ilgi gördüğünü belirten Giriş, "Yapay zeka, veri bilimi ya da sürdürülebilirlik gibi alanlar oldukça popüler. Ancak bir bölümün popüler olması, her öğrenci için doğru tercih olduğu anlamına gelmez. Tercih yapmadan önce bölümün ders içeriklerini ve mezunların günlük çalışma hayatını araştırmak gerekir. Kulağa hoş gelen bir bölüm adı ile o bölümde geçirilecek dört yıl her zaman aynı şeyi ifade etmeyebilir" şeklinde konuştu.
Kaygıyı Azaltmak İçin Bilinçli Seçim
Üniversite tercihinin geri dönüşü olmayan bir karar olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Giriş, "Yatay geçiş, çift anadal, yandal ya da mezuniyet sonrasında farklı alanlara yönelmek günümüzde mümkün. Bunu bilmek bile öğrencilerin 'Her şeyi ilk seferde doğru yapmak zorundayım' baskısını azaltabilir" dedi.
Ailelerin Rolü
Tercih döneminde ailelerin destekleyici bir tutum sergilemesinin önemine değinen Dilara Boyraz Giriş, "Bu süreç, yalnızca öğrenciler için değil, aileler için de önemli bir deneyimdir. Gençler kendilerini tanımaya zaman ayırırken, ebeveynlerin de dinlemeye ve anlamaya odaklanması gerekir. Tercih dönemi kaygı kaynağı olmak yerine, gencin kendi hayatına dair bilinçli bir adım attığı bir sürece dönüşebilir" ifadelerini kullandı.