Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara’da gerçekleştirilen iftar programında medya mensuplarıyla bir araya gelerek, önemli açıklamalarda bulundu. Programda, 'Terörsüz Türkiye' süreci, 12. Yargı Paketi ve suça karışan çocuklar gibi konulara değinen Bakan Gürlek, basının, demokratik toplumun vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirtti. Kamuoyunun doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasında medyanın rolünün kritik olduğunu vurguladı. Terörsüz Türkiye sürecinin devam ettiğini belirten Gürlek, TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun Adalet Komisyonu’na ulaştığını hatırlattı. Şu an mevcut aşamada, kanunların yapılmasına hazır olduklarını kaydetti ve şöyle konuştu:
"Burada Adalet Komisyonu Başkanımız ve üyelerimizle bir iftar yaptık. Onlarla genel olarak ne tür yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini konuştuk. Tabii ki onlar da şu anda net bir şey bilmiyorlar, ancak mutabakat metnini okudum. Orada bazı kavramların kamuoyunda tartışılmaya çalışıldığını gördüm. Burada şahsa özgü, genel af anlayışına sahip düzenlemeler yapılamaz. Adalet Komisyonu bu durumun farkında. Muhtemelen geçici hükümler konulacak. Hangi kanunlarda değişiklik olacağını ise biz bilemeyiz. Ancak Ceza İnfaz Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Kanunu gibi kanunlarda değişiklik yapılacaktır. Bunun tasarısını, yöntemini ve sınırlarını elbette Yüce Meclis çizecek. Tekrar belirtmek isterim ki, Adalet Bakanlığı olarak bu süreçte yer almıyoruz. Sadece teknik olarak Meclis’teki arkadaşlarımız destek isterse biz desteğe hazırız."
Gürlek, Terörsüz Türkiye sürecinin önemine dikkat çekerek, örgütün tamamen silah bırakması ve sonrasında feshedilmesinin sürecin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. 12. Yargı Paketi’nin TBMM’ye sunulmuşken geri çekildiğini hatırlatan Bakan Gürlek, "12. Yargı Paketi Meclisteyken, ben Adalet Bakanı olarak atandıktan sonra geri çektik çünkü bazı eksiklikler olduğunu düşündüm. Toplumda adalete güven eksikliği var. Bunun nedenleri arasında yargılamaların uzun sürmesi yer alıyor. Bu konuyu araştırıyoruz. Yargılamaların neden uzadığını biliyorum ve uygulamadan geldiğim için hızlı bir şekilde icraata geçmek istiyorum. Çeşitli arkadaşlarla birlikte formüller üzerinde çalıştık ve vatandaşların mağduriyetlerini en az seviyeye indirmeye yönelik adımlar atıyoruz" dedi.
Bakan Gürlek, "12. Yargı Paketi ile uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını genişletmeyi hedefliyoruz" açıklamasında bulundu. Geçen yıldan kalma 12,5 milyon dosyanın yargıda olduğunu ifade eden Gürlek, "Bu sayı oldukça fazla. Her dosyanın yargının önüne gitmemesi için gerekli adımları atmalıyız. Önceden uzlaştırma ve arabuluculuk müesseseleri genişletilmişti ama vatandaşlarımız hâlâ hakim ve savcının yüzünü görmek istiyor. Yeni düzenleyeceğimiz pakette uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını yeniden genişletmeyi planlıyoruz. Özellikle boşanma davaları uzun süreler alıyor ve bu süreçte vatandaşlar nafaka ödüyor. 12. Yargı Paketi’nde, karşılıklı anlaşma sağlandığında hakimin bir tutanak tutup bunu arabuluculuğa göndermesini öngörüyoruz." şeklinde konuştu.
Yargılamaların hızlanması adına atılan adımlara da değinen Bakan Gürlek, "Atlamalı temyiz müessesesi mevcut. Yani bir dosya hem istinafa hem Yargıtay’a gitmeyecek. Bu durumu 12. Yargı Paketi’nde hızlandırmayı düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Çocuk yaşta suça karışan çocuklarla ilgili düzenlemeler yapacaklarını kaydeden Gürlek, "Çocuklarla ilgili cezaları yetersiz buluyorum. Mevcut kanunlarımızda 12-15 yaş aralığına ve 15-18 yaş aralığına yönelik çocuklara özel indirimler var. Çocukların cezaevinde kalma süresi diğer mahkumlardan farklı. Bu konuda gerekli adımları atacağız. Özellikle çocukların adam öldürme gibi suçlarda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasını sağlayacağız." dedi.
Gürlek, yeni nesil çetelerin çocukları ailelerinden kiraladığına da dikkat çekti. "Çocukları kullanıyorlar, 12-15 yaşındaki çocukları kullanıyorlar. Adana’dan, Antep’ten çocukları ailelerinden kiralıyorlar, İstanbul’a getiriyorlar. Çocuklar, suçta kullanılıyor. Çocukların alacağı cezalar bellidir ve cezaevinden çıktıktan sonra tekrar suç işlemeye devam ediyorlar. 11. Yargı Paketi’nde bununla ilgili düzenlemeler yaptık. Suç örgütlerinin, örgüt yöneticilerinin çocukları suçlarda kullanması durumunda verilecek cezaları artırdık. 12. Yargı Paketi’nde bu cezaları artırmayı düşünüyoruz." dedi.
Bakan Gürlek, suça karışan çocukların yükümlülüğünün ailede olduğuna dair düzenlemeler bulunduğunu hatırlatarak, "Aile çocuğu korumakla yükümlüdür ama çocukların işlediği suçlardan dolayı aileyi sorumlu tutamayız." değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, çocukların ıslahı ile ilgili düşüncelerinin olduğunu ve bu konuda 12. Yargı Paketi’nde düzenlemeler yapmayı düşündüklerini belirtti. "Çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin düzenlemelerimiz var. 16 yaş ve üzerindeki kişilerin sosyal medyaya girmesi için doğrulama kodlarıyla girmesi konusunda çalışmalarımız var." diye ekledi.
Gürlek, terör suçlarında şartlı salıverme hükümlerinin olmadığını belirtirken, "Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar için infaz süreci aynen uygulanıyor." şeklinde konuştu. Kadına yönelik şiddet olaylarıyla ilgili de kanunları güncelleyerek gerekli tedbirleri alacaklarını ifade etti. Selahattin Demirtaş’ın durumu hakkında ise, "Demirtaş’ın durumu, Terörsüz Türkiye sürecinden ayrı bir süreç. Şu an ayrı yürüyen bir süreç var." dedi.
Gürlek, Anayasa değişikliği gerekliliğine de değinerek, "Terörsüz Türkiye için Anayasa değişikliğine ihtiyaç duyulursa, bu ihtiyaç temel kanunlarla karşılanabilir. Ancak genel olarak ülkemizin bir Anayasa değişikliği ihtiyacı var." diyerek sözlerini tamamladı.
