Medicana International Ankara Hastanesi'nde gerçekleştirilen 'Her Damla Bir Sorumluluk' etkinliği, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımı konularını kapsamlı bir şekilde ele aldı. Su tüketimindeki artış ve bilinçsiz kullanımın yarattığı sorunlar, etkinlikteki sunumlarla katılımcılara aktarıldı. Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) ve MBA Okulları Oran Kampüsü iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, suyun görünmeyen tüketimi ve toplum sağlığına etkileri üzerinde duruldu.
Etkinlikte katılımcılar, 'doğru bilinen yanlışlar' temalı bilgilendirme sergisine ve MBA öğrencileri tarafından hazırlanan su temalı resimlere erişim sağladı. Ziyaretçiler, sergi sonrasında su farkındalık düzeylerini ölçen bir ankete katıldılar. Ardından gerçekleştirilen seminerde, suyun çevresel ve sağlık açısından önemi vurgulandı. Yapılan açıklamalarda, dünya üzerindeki suyun yalnızca %1'inin kullanılabilir olduğu, günlük alışkanlıkların su israfına yol açtığına dikkat çekildi.
Görünmeyen Su Tüketimi
Etkinlikte, bir tişört üretimi için yaklaşık 7 bin 700 litre, bir hamburger üretimi için ise yaklaşık 15 bin litre su harcandığı ifade edildi. Bu durum, tüketim alışkanlıklarının su kaynakları üzerindeki dolaylı etkilerini gözler önüne serdi. Katılımcılara, diş fırçalarken musluğu kapatmak veya araba yıkarken hortum yerine kova kullanmak gibi basit önlemlerle yüzlerce litre su tasarrufu yapılabileceği aktarıldı.
Su, Gıda ve Gelecek Arasındaki Bağlantı
Etkinlikte söz alan Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Genel Müdürü Almıla Kından Cebbari, dünya üzerindeki suyun döngüsel olmasına rağmen kullanılabilir su oranının sınırlı olduğunu belirtti. Tüketim alışkanlıklarının çevresel ve ekonomik dengeler üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, Türkiye'de yıllık yaklaşık 33 milyon ton atığın 15 milyon tonunun gıda atıklarından oluştuğunu vurguladı. Cebbari, 'İsraf edilen her gıda, boşa harcanan su anlamına gelir' diyerek, bu durumun su kaynaklarını nasıl tehdit ettiğini anlattı.
Etkinlikte ayrıca, organik atıkların karbon döngüsünü olumsuz etkileyerek küresel ısınmayı artırdığına değinildi. Topraktaki organik madde oranının azalmasının su tutma kapasitesini düşürdüğü ve kuraklık riskini artırdığı ifade edildi. Suyun korunmasının yalnızca tasarruf etmekle değil; gıda ve doğal dengenin korunmasıyla sağlanabileceği vurgulandı.
Eğitimde Sürdürülebilirlik ve Doğa Bilinci
TÜRÇEV Eko-Okul sertifikasına sahip MBA Oran Kampüsü'nün çalışmaları hakkında bilgi veren Kampüs Müdürü Özlem Yüksel, çevre bilincinin erken yaşta kazandırılmasının önemini vurguladı. Öğrencilerin ata tohumları dikerek üretim sürecine katıldıkları ve bu sayede doğayı tanıyarak sorumluluk bilinci geliştirdikleri belirtildi. Programda söz alan öğrenci Elif Kübra Balcı, yıl boyunca gerçekleştirdikleri ekolojik çalışmalarla sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarını anlattı.
Sağlığın Temeli Su
Etkinliğin kapanışında Medicana International Ankara Hastanesi Genel Müdürü ve Başhekimi Doç. Dr. Gülçin Türkmen Sarıyıldız, suyun sağlıkta ne denli önemli olduğunu paylaştı. Sarıyıldız, 'Su kaynaklarının azalması yalnızca susuzluk anlamına gelmez; hijyen şartlarının bozulmasıyla enfeksiyon riskini artırır' dedi. Dünyada yaklaşık 2 milyar insanın güvenli içme suyuna erişemediğini belirten Sarıyıldız, güvensiz su ve yetersiz hijyenin çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini vurguladı. 'Su, sadece bir ihtiyaç değil, sağlığın kendisidir' diyerek, suyun korunmasının toplum sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
