MİT’in resmi internet sitesinde yer alan ve 9 sayfadan oluşan bu istihbari rapor, Osmanlı döneminde Kudüs'teki mülkiyet ve kültürel değişimleri detaylı bir şekilde ele alıyor. Rapor, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Suriye Murahhasası üyesi Mahmut Cemalettin tarafından 1909 yılında dönemin Dahiliye Nazırı Hüseyin Hilmi Paşa’ya sunulmuş. Kudüs’teki duruma dair önemli veriler içeren bu rapor, yerli halkın topraklarının yabancı mülk sahiplerinin eline geçişini irdeliyor.
Kudüs’te Yabancı Hakimiyeti
Raporda, Kudüs’ün demografik yapısındaki değişim açık bir dille anlatılıyor. Şehirdeki mülkiyet yapısına dikkat çekilerek, "Kudüs ve çevresindeki yabancı mülk sahiplerinin toprak oranı son derece endişe verici boyutlara ulaşmıştır" deniliyor.
Şehrin fiziksel dönüşümüne dair bilgilerde ise, "On yıl önce surların dışında neredeyse hiç yapı yokken, günümüzde eski şehir alanının iki katı büyüklüğünde bölgeler yabancı yapılarla dolmuştur" ifadesi yer almakta.
İslami ve Osmanlı Mirası Üzerindeki Etkiler
Raporda, İslami ve Osmanlı dönemine ait yapıların el değiştirmesi konusuna özel bir vurgu yapılıyor. "Medreseler, mescitler ve camiler, farklı adlarla elden çıkarılmış ve yabancıların dinlenme mekânlarına dönüştürülmüştür" deniyor. Selahaddin Eyyubi’ye ait eğitim kurumlarının durumu ise, "İslam tarihinde önemli bir yeri olan Selahaddin Eyyubi’nin medresesi ve mektebinin kiliseye dönüştürülmesi, Osmanlı ve İslam hassasiyetine sahip herkes için son derece üzücü bir durumdur" şeklinde ifade ediliyor.
Toprak Kayıpları ve Hileli İşlemler
Raporda, yerli halkın topraklarını kaybetme süreci ayrıntılı bir şekilde ele alınıyor. "Yasak olmasına rağmen yabancılara satılan arazilerde hileli yöntemler uygulanmıştır; bu durum günümüzde çözümsüz hale gelmiştir" deniliyor. Toprak kaybının boyutu ise, "Kudüs topraklarının yarıdan fazlası yabancıların mülkiyetine geçmiştir" tespitiyle ifade ediliyor.
Borçlandırma ve Mülksüzleştirme Süreci
Raporda, özellikle Siyonist kuruluşlarla bağlantılı mali yapıların dikkat çektiği ifade ediliyor. Londra merkezli bir yapının Kudüs’te banka şubesi bulunduğu ve "Bu banka, çiftçilere borç verirken teminat olarak yalnızca arazi kabul etmekte, başka hiçbir güvenceyi kabul etmemektedir" bilgisi veriliyor. Borçlandırma sisteminin sonucu ise, "Bu bankanın eline düşen bir çiftçi, birkaç yıl içinde toprağını tamamen kaybetmeden kendini kurtaramamaktadır" şeklinde aktarılıyor.
Gelecekteki Riskler
Raporda, tüm bu gelişmelerin gelecekte ciddi riskler barındırdığına dikkat çekiliyor. "Yabancıların eline geçen bu topraklar ileride çok daha büyük ve tehlikeli sorunlara yol açacaktır" uyarısı yapılıyor. MİT’in yayımladığı bu tarihi belge, Kudüs’te yaşanan dönüşümün Osmanlı döneminde bile bir egemenlik ve güvenlik sorunu olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.