Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü İsmail Yolcu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tartışmaya açılan öğrenci affının kapsamı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yolcu, "2018 yılından bu yana gündemde olan bu af, genel bir öğrenci affı olarak nitelendirilemez. Yapılması planlanan ve henüz hazırlık aşamasında olan bir düzenlemedir," dedi. YÖK'ün yeniden gündeme aldığı öğrenci affı, üniversitelerle ilişiği kesilen öğrenciler için önemli bir fırsat sunuyor.
Öğrenci Affının Önemi
Yolcu, öğrenci affının eğitimde fırsat eşitliği açısından dikkatle ele alınması gereken bir konu olduğunu belirtti. Bu af uygulamasının, çeşitli sebeplerle yükseköğretim hayatı yarım kalan bireylerin yeniden eğitim sistemine kazandırılmasını amaçladığını ifade etti. Özellikle ekonomik zorluklar, ailevi sorunlar ve psikolojik nedenlerle üniversiteden ayrılan öğrencilerin sayısının oldukça fazla olduğunu vurgulayan Yolcu, bu durumun yalnızca bireysel bir düzenleme değil, toplumsal bir kazanım olduğunu dile getirdi.
Belgelendirme Şartı
Yolcu, "YÖK, öğrenci affı kapsamında mağduriyet yaşayan öğrencilere belge sunmaları koşuluyla af getiriyor," diyerek, bu belgelerin sağlık raporu, haciz belgesi ya da depremde yıkılan bir ev belgesi olabileceğini açıkladı. Öğrencilerin, pandeminin yanı sıra 6 Şubat 2023'te meydana gelen deprem gibi olaylar nedeniyle eğitimlerini yarıda bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bu tür durumlar, YÖK tarafından değerlendirilecek ve belgelendirilmesi gereken vakalar arasında yer alacak.
Deprem ve Diğer Nedenler
Yolcu, öğrenci affının temel sebeplerinden birinin 6 Şubat 2023'te yaşanan deprem olduğunu belirterek, "Bu durum, yerinde bir karar olarak değerlendirilmeli," dedi. Ayrıca, pandeminin etkileri ve bireylerin yaşamındaki olağan zorluklar da dikkate alınmalı. Öğrenci affının kapsamı, deprem gibi doğal afetler sonucunda mağdur olan öğrencileri de kapsayabilir. Yolcu, "Bu af, sadece belli bir kesimi değil, geniş bir yelpazeyi ilgilendirebilir," diye ekledi.