Anadolu Mektebi Vakfı’nın 15’inci yılı dolayısıyla gerçekleştirilen ‘Okuma, Eğitim ve Kültür Çalıştay’ kapanış toplantısı, Ankara'daki Başkent Öğretmenevi Hitit Salonu’nda düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, öğretmenler, öğrenciler ve diğer davetliler katıldı. Etkinlik, tanıtım sunumuyla başladı ve ardından kürsü konuşmaları gerçekleştirildi.
Cevdet Yılmaz, "40’ı aşkın ilde ve yaklaşık 15 ülkede yürütülen faaliyetler, okuma kültürünü yaşatan güçlü bir ekosistem haline gelmiştir" dedi. 2012 yılında gönüllü bir hareket olarak başlatılan bu oluşum, Türkiye genelinde ve uluslararası alanda birçok gence rehberlik etme görevini üstlendi.
Faaliyetlerin kapsamı ortaokuldan lise düzeyine uzanan programlarla genişletilmiş, her yıl düzenlenen panellere binlerce genç katılarak okuma kültürüne katkı sağlamaktadır. Yılmaz, Mustafa Kutlu okumalarında 368 panelde bin 385, Tarık Buğra okumalarında 259 panelde bin 50, Cengiz Aytmatov okumalarında ise 154 panelde 615 konuşmacının yer aldığını belirterek, bu durumun etkinliğin yaygınlığını gösterdiğini ifade etti.
Cevdet Yılmaz, öğrencilerin seçkin eserler üzerinden derinlemesine okuma deneyimi yaşadığını ve bu sürecin entelektüel üretime katkı sağladığını vurguladı. Anadolu Mektebi’nin, okuyan, düşünen ve kendini ifade edebilen bireyler yetiştirdiğini belirten Yılmaz, gençlerin edebiyat ve fikir mirasıyla derin bir bağ kurduğunu dile getirdi.
Yılmaz, "Anadolu Mektebi, gençlerimizi okuyan, düşünen, yazan ve söz söyleyen bireyler olarak yetiştiren gerçek bir eğitim ortamıdır" dedi. Bu sistemli okuma disiplini, gençlerin zihinsel gelişimine katkı sağlarken, güçlü bir özgüven kazandırmaktadır. Yılmaz, Türk edebiyatının, milli şuurun inşasında önemli bir rol oynadığını ve gençlerin aidiyet duygusunu pekiştirdiğini ifade etti.
Cevdet Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde hazırlanan Maarif Modeli ile Türkçenin öğretimini stratejik bir alan olarak değerlendirdiklerini belirtti. Eğitim modelinin dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini bir bütün olarak ele aldığını vurguladı. Yılmaz, okumanın analiz ve yorumlama becerileriyle geliştirildiğini, yazmanın ise öğrencinin kendi düşüncesini ifade etmesine dayandığını kaydetti.
Yılmaz, Türkiye'nin yükseköğretim alanında son 20 yıl içinde önemli bir gelişim kaydettiğini belirtti. "Ülkemiz, 208 üniversitesi, yaklaşık 187 bin akademik personeli ve 7 milyona yaklaşan öğrenci kapasitesi ile dünyanın önde gelen yükseköğretim sistemlerinden biri haline gelmiştir" açıklamasında bulundu.
Cevdet Yılmaz, yapay zeka ve dijital dönüşümün yükseköğretim sisteminin yeniden yapılanmasında belirleyici rol oynadığını ifade etti. Veri analizi ve yapay zekanın, tüm disiplinler için temel bir yetkinlik alanı haline geldiğini belirtti.
Veri Analizi Okulu’nun katılımcılara yalnızca teknik bilgi değil, analitik düşünme ve problem çözme becerileri kazandırdığını ifade eden Yılmaz, bu programın yeni nesil bir eğitim modeli sunduğunu açıkladı.
Yılmaz, kütüphanelerin sosyal ve kültürel hayatın merkezi haline gelmesi gerektiğine dikkat çekerek, Millet Kütüphanesi'nin bu anlayışın önemli bir örneği olduğunu vurguladı. Okuma kültürünün eğitimde temel bir unsur olduğunu belirten Yılmaz, yapılan çalışmaların gençlerin düşünce dünyasını güçlendirmesine katkı sağlamasını temenni etti.
Program, toplu bir hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
