Hayvancılığı bir meslek olmanın ötesinde bir yaşam biçimi olarak benimseyen Hüseyin Sarı, keçileriyle güçlü bir bağ kurarak çevresindekileri etkiliyor. Kendisindeki bu tutkuyu "keçi hastalığı" olarak tanımlayan Sarı, ahırındaki düzeni ve hayvan sevgisini teknoloji ile modern bir düzeye taşımış durumda.
7/24 Dijital Takip
Kameraları sayesinde evinden veya dışarıdayken hayvanlarını sürekli kontrol edebildiğini belirten Hüseyin Sarı, "Özellikle doğum sürecindeki keçiler için kamera sistemi hayati önem taşıyor. Kameradan, yatıp kalkmasından, gerilmesinden doğumun yaklaştığını anlıyorum. Teknoloji sayesinde doğumda kayıpların önüne geçti" dedi.
Film İzlemem, Keçilerimi İzlerim
Evde en büyük eğlencesinin kameradan hayvanlarını izlemek olduğunu anlatan Sarı, "Televizyondaki diziler veya filmler yerine vaktimin çoğunu kamera başında keçilerini izleyerek geçiriyorum. Bu bende bir tutku. Kameradan izlemek benim için en büyük eğlence" şeklinde konuştu.
Ahırın Maskotu Oldu
Hüseyin Sarı, sürü içerisinde özel bir ilgi gösterdiği yetim bir oğlağı da gözler önüne seriyor. "Oğlağı günde üç öğün biberonla besliyoruz. Kendi çocuklarımdan ayırmıyorum. Sabah, öğle ve akşam saat 10’da sütünü veriyoruz. Acıktı mı zaten sesini duyuruyoruz. Bu kadar çok ilgi gösterince, çocuklar bana 'onu bizden daha çok seviyorsun' diyerek şaka yollu sitem ediyorlar" diye ekliyor.
