Olay, 18 Ocak 2026 tarihinde Antalya’nın Kepez ilçesi Sütçüler Mahallesi'ndeki bir apartman dairesinde gerçekleşti. Edinilen bilgilere göre, dini nikahlı eşler Helin Nama (24) ile İsmail K., 3 ay önce yaşamaya başlamışlardı. Olay günü, çiftin aile ziyareti sonrasında evde tartışma çıktığı iddia edildi. İsmail K., tartışmanın ardından Helin'in yatak odasına girdiğinde onu silahı alnına dayamış halde gördüğünü öne sürdü. İddiasına göre, Helin'e yaklaşırken silah ateş aldı ve genç kadın ağır yaralandı. İsmail K., yaralı kadını hastaneye götürdü ancak Helin, hastanede hayatını kaybetti.
Kasten Öldürme Suçlaması
Olayın ardından Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri İsmail K.'yi gözaltına aldı. Yapılan işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen İsmail K., "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Helin Nama'nın eşi, "kadına karşı kasten öldürme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından yargılanıyor. Duruşmanın ilk oturumu Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi.
Sanığın Savunması
Duruşmada savunma yapan İsmail K., suçlamaları reddederek, "Eşimi çok seviyordum, onu öldürmem için bir sebep yoktu" dedi. Evliliklerinin çok kısa sürdüğünü belirten sanık, olaydan bir gün önce ailecek yemek yediklerini, mutlu bir ilişkinin olduğunu öne sürdü. Olay günü, sabah saatlerinde eşinin kayınvalidesiyle birlikte evden ayrıldığını, akşamüstü eve döndüğünde tartışma çıktığını savundu. İsmail K., Helin'in silahı alnına dayadığında panikleyerek yaklaşması sonucu silahın ateş aldığını ifade etti.
Tanıkların dinlendiği duruşmada, Helin'in ailesi, kızlarının intihar eğilimi olmadığını ve evliliğinin sorunlu olduğunu savundu. Helin’in annesi, kızıyla son görüşmelerinde mutsuz olduğunu duyduğunu belirterek, kızının psikolojik baskı altında olduğunu öne sürdü. Ayrıca, olayda kullanılan silahın İsmail K.'nın babası tarafından temin edildiği iddia edildi.
Helin Nama'nın ailesi, kızlarının intihar edeceğine inanmadıklarını ifade ederek, olayın ardında başka bir gerçek olduğunu savundular. Duruşma, delillerin incelenmesi için ileri bir tarihe ertelendi.