Bu çalışma çerçevesinde, Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen incir ve zeytin ilk incelemelere tabi tutuldu. HBX Academy, bu iki doğal ürünle ilgili dünya tıp literatürüne girebilecek 7 spesifik patentlik bilimsel birikime ulaştığını duyurdu.
İncir ve zeytin, tarih boyunca hem beslenme hem de sağlık kültüründe önemli bir yere sahip olmuştur. Günümüzde, bu ürünler laboratuvar analizleri ve doğal formülasyon süreçleriyle bilimsel bir temele oturtuluyor. HBX Academy'nin yürüttüğü projede, incir, incir yaprağı, zeytin ve zeytin yaprağı gibi Ege'nin endemik bitkilerinin; gıda mikrobiyolojisi, antimikrobiyal araştırmalar, gıda güvenliği ve yenilikçi sağlık teknolojileri açısından kapsamlı değerlendirmeleri yapılmaktadır.
İncir ve zeytin, bilimsel araştırmaların merkezine yerleştirildi.
İncirin doğal lifler, mineraller, polifenoller ve biyoaktif bileşenler yönünden; zeytin ve zeytin yaprağının ise oleuropein, hidroksitirozol ve fenolik bileşikler açısından taşıdığı potansiyel, bu araştırmaların odak noktaları arasında yer alıyor. HBX Academy Kurucusu Hakan Başlık, Tin Suresi’nde incir ve zeytine vurgu yapıldığını belirtirken, bu iki doğal kaynağın manevi anlamının yanı sıra bilimsel merak uyandırdığını ifade etti.
Çalışmaları, gıda mikrobiyolojisi alanında yarım asırlık deneyime sahip Prof. Dr. H. Hüsnü Gündüz ile yürüttüklerini belirten Başlık, Ege’nin bitki zenginliğinin geleneksel bilginin ötesinde modern bilimsel yöntemlerle yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Gündüz, incir ve zeytinin sembolik değerinin bilimsel açıdan dikkatle incelenmesi gereken bir alan oluşturduğunu dile getirdi.
Prof. Dr. H. Hüsnü Gündüz’ün tecrübesinden yararlanılan çalışmalarda, incir ve zeytin üzerindeki manevi unsurlar da ele alınıyor. İncirin polifenoller, doğal lifler, mineraller ve biyoaktif bileşenler açısından; zeytin ve zeytin yaprağının ise oleuropein, hidroksitirozol ve fenolik yapılar bakımından zenginliğinin, bu konuda daha kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiğini gösterdiği vurgulandı.
