Aydın'da Yerli Irkların Kullanıldığı Hayvancılık Modeli Geliştirildi

Aydın'da Mücahit Kibar, yerli ırkları kullanarak hayvancılıkta maliyetleri düşüren ve verimliliği artıran bir sistem geliştiriyor. Kibar, kendi işletmesinde besi materyalini üreterek daha sürdürülebilir bir model oluşturdu.

Aydın'da Yerli Irkların Kullanıldığı Hayvancılık Modeli Geliştirildi
Aydın'da Mücahit Kibar, yerli ırkları kullanarak hayvancılıkta maliyetleri düşüren ve verimliliği artıran bir sistem geliştiriyor. Kibar, kendi işletmesinde besi materyalini üreterek daha sürdürülebilir bir model oluşturdu.

İstanbul'da uzun yıllar avukatlık yapan Mücahit Kibar, memleketi Aydın'a döndükten sonra tarım ve hayvancılık alanında yeni bir girişim başlattı. Küçük bir başlangıçla kurduğu çiftlikte, zamanla üretim modelini geliştirerek, besi materyalini dışarıdan temin etmek yerine kendi işletmesi içerisinde üretmeye yöneldi. Yerli ırkları 'taşıyıcı anne' olarak kullandıkları sistemde, etçi ırklardan elde edilen spermlerle yüksek verimli buzağı üretimi hedeflediklerini belirten Kibar, bu yöntemle maliyetlerin düşürüldüğünü ve daha sürdürülebilir bir besicilik modeli oluşturduklarını ifade etti. Kibar, "Aydınlıyım ve uzun süre İstanbul'da avukatlık yaptım. Daha sonra memleketime dönerek Aydın'a yerleştim. Buraya geldikten sonra hayvancılığa başladık. Üç dört hayvanla başladık, öğrendikçe geliştirdik, değiştirdik." dedi.

Yerli Irkların Dayanıklılığı

Üretim sisteminin temelinde 'taşıyıcı anne' modeli olduğunu belirten Kibar, yerli ırkların dayanıklılığına da dikkat çekti. "Yerli anaç hayvanlar çok ucuz. Bu bölgenin hava şartlarına ve mikroplara alışkın ve dayanıklılar. Diken yese de, çöp yese de büyüyorlar, gelişiyorlar ve buzağı veriyorlar." diyerek, bu ırkların besicilikte sağladığı avantajları vurguladı. Kibar, "Bizim işimiz bir nevi koyunculuğun büyükbaş hali. Biz de burada sadece buzağıya çalışıyoruz." şeklinde konuştu. Yerli ırklarla melezleme yaparak et üretimi gerçekleştirdiklerini de sözlerine ekledi.

Üretim Modelinin Karlılığı

Kibar, üretim modelinin karlılığını ve doğal yetiştiriciliği de anlatarak, "2025 Kurban Bayramı sonrası buradaki anneleri ortalama 42'şer bin liraya topladım. Hepsinden de bir sefer buzağı aldım. Buzağıların en düşüğünü de 110 bin TL'den sattım." ifadelerini kullandı. Bu süreçte bakım maliyetlerinin diğer kültür ırklarına göre çok daha düşük olduğunu belirten Kibar, süt sağmadıkları için hayvancılığın daha az maliyetli olduğunu dile getirdi. Ayrıca, buzağıların doğar doğmaz annesinden kolostrum alarak bağışıklık kazanması sayesinde sağlık sorunlarının da azaldığını vurguladı.

Et Açığına Çözüm Arayışı

Kibar, yerli dişi ırklarla kaliteli erkek etçi ırkları melezlemenin ülkedeki et açığına büyük katkı sağlayacağını düşündüğünü belirtti. "Burada bir anne var ve çok büyük çaplı bir anne değil. İlk yavrusu Angus'tu, sattık. Şimdi içinde Hereford var." diyerek, yerli üretimin önemine dikkat çekti. Ayrıca, yüksek maliyetli hayvan ithalatı yerine yerli üretimin teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti.

Hayvancılık ve Huzur

Kibar, hem avukatlık mesleğini sürdürdüğünü hem de hayvancılığın kendisine huzur verdiğini dile getirerek, "Başta babam bu işi yapmamı istemiyor. Ama şimdi ben avukatlıkta elde ettiğim stresimi çobanlık yaparak atıyorum." dedi. Hayvancılığın ona daha az stres ve daha fazla huzur sağladığını vurgulayarak, bu alandaki çalışmalarına devam edeceğini belirtti.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin