Bakırköy'de Kaldırım Taşı Dolandırıcılığı Davası İçin Duruşmalar Sürüyor

Bakırköy'deki dolandırıcılık davasında, Çin'e bakır gönderileceği iddia edilen ancak yerine kaldırım taşı gönderilen 36 milyon dolarlık vurgunla ilgili yargı süreci devam ediyor.

Bakırköy'de Kaldırım Taşı Dolandırıcılığı Davası İçin Duruşmalar Sürüyor
Bakırköy'deki dolandırıcılık davasında, Çin'e bakır gönderileceği iddia edilen ancak yerine kaldırım taşı gönderilen 36 milyon dolarlık vurgunla ilgili yargı süreci devam ediyor.

Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürdürülen davada, 16 sanık yargılanıyor. Davanın merkezinde, Çin’e gönderilmesi planlanan bakır külçelerinin yerine kaldırım taşlarının gönderilmesiyle elde edildiği öne sürülen 36 milyon dolarlık dolandırıcılık iddiaları yer alıyor. Mahkeme, davaya dair belgelerin eksik olduğunu belirterek, resmi makamlardan gelecek yazının beklenmesine karar verdi. Dava dosyasında, yabancı şirketlerin Çin ile bağlantılarının yeterince açıklanmadığı ve gerekli iletişim bilgilerinin yer almadığı ifade edildi. Bir sonraki duruşmanın 22 Ekim tarihinde yapılacağı belirtilirken, dolandırılan firmanın avukatı Kazım Yiğit Akalın konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Akalın, "Çin’e 7 gemi ile bakır gidecekti, ancak konteynerler açıldığında kaldırım taşı olduğu tespit edildi" dedi.

Dava süreci hakkında bilgi veren avukat Akalın, "Birleşen bir davada 10 sanık dinlendi. Bakır yerine kaldırım taşı olduğunu gören tanıklar da dinleniyor. Önümüzdeki duruşmada tanıkların ifadelerine devam edilecek. Kaldırım taşlarını fabrikaya taşıyan şoförler de tanık olarak dinlenecek. Aslında dosya sonuçlanma aşamasına geldi ama mahkeme bu konuda ısrarcı oldu. Çin’e giden 7 gemideki bakırın kaldırım taşı olduğu açığa çıktı. Müvekkil firma da bu konuya dair girişimlerde bulundu. Çin’deki noterlik kurumu, gelen malzemelerin kaldırım taşı olduğunu belirledi. Mahkeme, Çin adli makamlarına yazı yazarak yapılan tespitlerin tercümesini istedi. Noterlik kurumunun yetkilendirmesi olup olmadığına dair resmi belge talep edildi." şeklinde konuştu.

Akalın, "Her şey fotoğraflandı, tutanak altına alındı ve açıkça kaldırım taşı yazıldı" diyerek sürecin detaylarına değindi. Konteynerlerin gitmeden önce ikiz mühürlü olduğunun tespit edildiğini ifade eden Akalın, "Gümrük, burada bir hata olduğunu anlayınca durdurdu. İkiz mühürlü konteynerler açıldığında kaldırım taşları bulundu. Tüm bunlar fotoğraflandı ve tutanak altına alındı. Daha sonra bu konteynerler dışarı çıkarıldı ve tespit edildi. Tanıklar da dinlendi. Konteynerler bir park alanına çekildi ve mühürler değiştirildi. Böylece tekrar Çin’e gönderildi. Türkiye'de bu durumun hepsi tespit edildi. Kaldırım taşlarını üreten firmanın sahibi, ürünleri bu firmaya naklettiğini söyledi. Tanıklar, bu kadar büyük bir dolandırıcılık olayında tek bir mağdur olduğunu ifade etti. Mahkeme, hala bu durumu kabul etmiyor." dedi.

İddianame ve Suçlamalar

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İsviçre merkezli bir şirket ile Tekirdağ’daki bir firma arasında saf bakır alımına dair sözleşme yapıldığı belirtiliyor. İddianamede, saf bakırların Tekirdağ’dan Çin’in Lianyungang kentine 36 milyon dolar karşılığında gönderileceği ifade edildi. Sevkiyat sırasında konteynerlerde gerçek bakır yerine maddi değeri olmayan kaldırım taşlarının bulunduğu tespit edilince soruşturma başlatıldığı kaydedildi. Savcılık, dolandırıcılık suçlamasıyla yargılanan sanıklardan Hasan Kayacıköse ve Soner Çokyiğit’in 33 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Diğer sanıklar için de 29 yıl 3 aya kadar hapis cezaları istendi. Ayrıca, sanık Sedat Uzun ve diğerleri hakkında da hapis cezası talep edildi.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin