Prof. Dr. Sami Karahan, Bank Asya'nın el konulmasının tamamen siyasi bir operasyon olduğunu ifade ederek, bu durumun hukuki bir gerekçesi olmadığını vurguladı. Banka ve ticaret hukuku alanında 29 yıllık deneyim sahibi olan Karahan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Bu operasyon, paralel yapıya yapılmıştır" sözleriyle durumu tescillediğini belirtti. Ayrıca, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) 3 Şubat'ta Bank Asya'nın yönetimini Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devretmesinin ardından, 30 Mayıs'ta alınan benzer kararların kafa karışıklığı yarattığını ifade etti.
Bank Asya'nın Siyasi Gasp Olduğu Vurgusu
Karahan, Bank Asya'nın hisselerinin yüzde 54,05'inin borsada işlem gördüğünü ve bu durumun siyasi el koyma tartışmalarını yeniden alevlendirdiğini kaydetti. Aynı zamanda, bankanın ortaklarını dava açmaya çağıran Karahan, el koymanın mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ve bu durumun kabul edilemez olduğunu söyledi. "Bütün ortakları dava açmaya çağırıyorum" diyerek, yaşananların hukuk sistemine olan güveni sarstığını vurguladı.
Devletin Yönettiği Bankaya El Koyması
Karahan, devletin kendi yönettiği bir bankaya el koymasının son derece çelişkili olduğunu belirtti. "Devlet, 3 Şubat'ta teslim aldığı Bank Asya'nın mali yapısının sağlam olduğunu biliyordu. 4 ay boyunca bankayı kendisi yönetti ve ardından el koydu" dedi. Bu durumun hukuki ve etik açıdan sorgulanması gerektiğini ifade eden Karahan, bankanın batık olduğuna dair iddiaların da doğru olmadığını savundu.
Ortakların Haklarını Araması Gerekiyor
Prof. Dr. Karahan, Bank Asya'nın ortaklarına büyük bir tazminat davası açma çağrısında bulundu. "Kentbank davasındaki gibi büyük bir tazminat ödemek zorunda kalacak devlet" diyen Karahan, ortakların bu süreçte haklarını adil mahkemeler önünde aramaları gerektiğini belirtti. Ayrıca, davaların uzun sürmeyeceği ve hızlı bir şekilde sonuçlanacağı öngörüsünde bulundu.