Ekvador'dan İzmir'e gelen Maria Jose Cabezas Correa, Yaşar Üniversitesi'nde öğretim görevlisi oldu.

Ekvador'dan eğitim amaçlı yola çıkan Maria Jose Cabezas Correa, 12 bin kilometre kat ederek Yaşar Üniversitesi'nde akademisyenlik yapmaya başladı. Yaklaşık 10 yıldır Çizgi Film ve Animasyon Bölümü'nde görev alan Correa, Türk kültürüne olan ilgisini Amerika Birleşik Devletleri'nde tanıştığı Türk öğrenciler sayesinde geliştirdi.

Ekvador'dan İzmir'e gelen Maria Jose Cabezas Correa, Yaşar Üniversitesi'nde öğretim görevlisi oldu.
Ekvador'dan eğitim amaçlı yola çıkan Maria Jose Cabezas Correa, 12 bin kilometre kat ederek Yaşar Üniversitesi'nde akademisyenlik yapmaya başladı. Yaklaşık 10 yıldır Çizgi Film ve Animasyon Bölümü'nde görev alan Correa, Türk kültürüne olan ilgisini Amerika Birleşik Devletleri'nde tanıştığı Türk öğrenciler sayesinde geliştirdi.
Google News'te Abone Ol

Amerika Birleşik Devletleri'nde katıldığı bir program sayesinde Türk kültürüyle tanışan Maria Jose Cabezas Correa (35), bu süreçte Türkiye'ye duyduğu ilginin arttığını ifade etti. Mezuniyetinin ardından yüksek lisans için yurt dışı seçeneklerine yönelen Correa, "Türkiye’ye olan ilgim, Amerika Birleşik Devletleri’nde katıldığım program sırasında tanıştığım Türk öğrencilerle gelişti. Onlar ülkeleri, gelenekleri ve kültürleri hakkında benimle ilginç bilgiler paylaştılar. Bu durum merakımı arttırdı. Ekvador'a döndükten sonra iletişimimi sürdürdüm. Mezuniyet sonrası yüksek lisansımı yurt dışında yapmaya karar verdim. Farklı ülkelerdeki seçenekleri araştırdıktan sonra Yaşar Üniversitesi’ne rastladım. Araştırmalarım sonucunda çok etkilendim ve burada olmaktan son derece mutluyum" şeklinde konuştu.

Müfredatın Önemi

Üniversite seçiminde eğitimin kalitesinin büyük öneme sahip olduğunu vurgulayan Correa, "Üniversitemi seçme kararım esasen müfredatına dayanıyordu. Derslerim akademik ilgi alanlarımla örtüşüyordu. Burada okumanın bana hayal bile edemeyeceğim kapılar açtığını söyleyebilirim. Elbette, ülkeme binlerce kilometre uzaklıkta yeni bir hayata başlamak bazı belirsizlikler getiriyor. İlk başlarda ne ile karşılaşacağımı bilmeden yeni bir hayata adım atmak biraz kaygı vericiydi. Ancak kendimi motive ettim. Becerilerimi geliştirmek ve hem profesyonel hem de kişisel olarak kendimi zorlamak istiyordum. Sonuçta, motivasyonum kaygılarımın üstesinden geldi. Öğrenci olarak geldim ve sürece kolayca uyum sağladım. Ekvador ile Türkiye arasında akademik ortamda benzerlikler bulunuyor. Ülkemde edindiğim sanatsal ve kültürel birikim, derslerime farklı bir perspektif kazandırıyor ve öğrencilerimi alışılmışın dışına çıkmaya teşvik ediyor. Gözlemlerime göre her iki coğrafyada da yetenekli ve üretken gençler öne çıkıyor" dedi.

Kent Kültürünün Uyumlu Yapısı

Kent ortamının yabancılar için kapsayıcı bir yapı sunduğunu belirten Correa, "Bu durum burada yaşamayı oldukça kolaylaştırıyor. Ben de şehirle sıcak bir bağ kurdum. Kültürel açıdan en çok dikkatimi çeken unsur insan ilişkilerindeki samimiyet ve dürüstlük oldu. Türkiye’de kendimi artık evimde hissediyorum. İzmir’de ilk dikkatimi çeken zıtlıkların uyumuydu. Şehrin enerjisi ve gürültüsü yanında Kordon boyundaki sakinlik dikkatimi çekti. Yazlık giysiler içinde olan insanların, başörtüsü veya türban takan kadınlarla bir arada yürüdüğünü, hepsinin mükemmel bir uyum içinde olduğunu gördüm. Zamanla şehirle olan ilişkim derinleşti. İzmir’de yabancılar kendilerini hoş karşılanmış hissediyorlar" şeklinde ifade etti.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin