Prof. Dr. Emrah Aytaç, sıcak havaların nörolojik hastalıkları olan bireyler için risk taşıdığını belirtti. Beynin, vücuttaki en fazla enerji harcayan ve karmaşık yapıya sahip organ olduğunu dile getiren Aytaç, çevresel değişikliklere, özellikle sıcaklığa karşı son derece hassas olduğunu kaydetti. Aşırı sıcak havaların sinir iletimini yavaşlattığını ve beyin hücreleri arasındaki dengenin bozulmasına neden olduğunu vurguladı. Bu durumun, özellikle MS hastalarının klinik bulgularında kötüleşmelere yol açtığını ifade etti.
Ayrıca, aşırı sıcak havaların baş ağrısı ile migren ataklarının sıklığını artırabileceğini söyleyen Aytaç, inme hastalarının da sıcak havalarda semptomlarının artabileceğini belirtti. Susuz kalma durumunun, inme geçiren hastaların tekrar inme geçirme riskini artırabileceğini aktardı. Alzheimer tipi demans hastalarında ise sıcak havaların demansif bulguları, halüsinasyonları ve bilişsel fonksiyonların azalmasına neden olabileceğine dikkat çekti.
Bu nedenle, nörolojik hastalıkları olan kişilerin sıcak havalarda daha dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Aytaç, yaz aylarında 11:00 ile 16:00 saatleri arasında dışarı çıkmamalarını ve serin yerlerde dinlenmelerini önerdi. Ayrıca, günlük su tüketiminin 2,5-3 litre civarında olması gerektiğini belirtti. Su dışındaki içeceklerin, suyun yerini tutmadığını vurgulayan Aytaç, sıvı ihtiyaçlarını karşılayacak gıdalarla beslenmelerinin önemine dikkat çekti. Özellikle yaşlı bireylerin sıcak havalarda yalnız bırakılmamaları gerektiği konusunda da uyarılarda bulundu.
Sonuç olarak, yaz aylarında nörolojik hastalığı bulunan bireylerin, sağlıklı bir yaşam sürdürmek adına sıcak havalara karşı dikkatli olmaları gerekmektedir. Sıcak havalara maruz kalmaktan kaçınmak ve yeterli sıvı alımına özen göstermek, bu hastalıklara sahip kişiler için hayati önem taşımaktadır.