Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü'nde Kordon Tutturmayı Modern Eşyalara Uyumlu Hale Getiriyorlar

Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü'nde görev yapan Gülnihal Yurtseven, geleneksel 'kordon tutturma' nakış tekniğini günümüz eşyalarına uyarlamayı hedefliyor. Bu teknikle geçmişin sanatını geleceğe taşımayı amaçladıklarını belirten Yurtseven, ayrıntılı bilgiler paylaşıyor.

Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü'nde Kordon Tutturmayı Modern Eşyalara Uyumlu Hale Getiriyorlar
Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü'nde görev yapan Gülnihal Yurtseven, geleneksel 'kordon tutturma' nakış tekniğini günümüz eşyalarına uyarlamayı hedefliyor. Bu teknikle geçmişin sanatını geleceğe taşımayı amaçladıklarını belirten Yurtseven, ayrıntılı bilgiler paylaşıyor.

Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü, geleneksel el sanatlarını yaşatmak amacıyla geçmiş ve gelecek arasında köprü kurmaya devam ediyor. Usta öğretici Gülnihal Yurtseven, Eskişehir'e özgü 'Sivrihisar işi kordon tutturma' ve 'İnönü işi kordon tutturma' tekniklerini aslına sadık kalarak günümüze uyarladıklarını ifade etti. Bu özel nakış tekniği, simin matkaplarla bükülmesiyle başlamaktadır ve sabırla işlenmektedir. Yurtseven, bu teknikle ilgili detaylar, karşılaştıkları zorluklar ve ürettikleri ürünlerin çeşitliliği hakkında bilgi verdi.

Kordon Tutturmanın Günümüze Uyarlanması

Geleneksel motiflerin modern ürünlerle buluştuğunu vurgulayan Gülnihal Yurtseven, yapılan projeler hakkında şunları aktardı: "Kordon tutturma, makine nakışlarında bir tekniğimiz. Eskişehir yöresinde bunu Sivrihisar ve İnönü işi kordon tutturma olarak uyguluyoruz. İlk olarak simin matkaplarla bükülmesi, ardından desen üzerinde makinede elde sallama kasnakla desenin şekline göre tutturulması gerekiyor. Atalarımızın yaptığı bu işleri günümüze uyarlıyoruz. Diğer işleme teknikleri, makine nakış iplikleriyle renklerle yapılan işlemlerdir. Bizim en önemli özelliğimiz kordon tutturmadır, bu teknikle ürünlerimizin sağlamlığı ön plana çıkmaktadır."

Ürün Çeşitliliği ve Dayanıklılık

Tekniğin en belirgin özelliği olan sağlamlık ve üretilen ürünlerin çeşitliliği hakkında Yurtseven, "Her türlü eşya üretebiliyoruz; şu anda elimizde cepken kutuları, hediyelik kutular, gözlük kutuları ve çantalar var. Ne üretirsek üretelim, sağlamlık açısından garantili ürünler ortaya çıkarıyoruz. Küçük küçük tutturmalar yapıyoruz çünkü bunlar ömür boyu dayanıklı olacak. Atalarımızdan kalan örnekler de kalıcıdır, bizimkilerin de diğer nesillere ulaşmasını umuyoruz" dedi.

Yorgunluğun Üstesinden Gelen Güzellik

Yapım sürecinin uzunluğuna ve makine başında yoğun konsantrasyon gerektirdiğine dikkat çeken Gülnihal Yurtseven, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Sürekli bu işle uğraşmak altı ayımızı alabiliyor. Fakat başka işler yaptığımız için molalar vermek durumundayız; bu da sürecin uzamasına neden oluyor. Desenin yoğunluğu da önemli bir faktör. Konsantre olmak zorundayız çünkü makinede çalışıyoruz ve her zaman bizim kontrolümüzde olmuyor. Makinedeki sorunlar, ip kopması gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz. Ancak severek yaptığımız bir iş ve sonuçta ortaya çıkan güzellik, tüm yorgunluğumuzu unutturuyor. Bu işten gurur duyuyoruz."

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin