Eskişehir'de, 22 Nisan 2025 tarihinde Deniz Oktay'ın kaybolmasının ardından yapılan araştırmalarda, Tepebaşı ilçesindeki Kavacık mevkiinde yakılmış bir kadın cesedi bulundu. Olay yerindeki incelemelerde, cesedin Deniz Oktay'a ait olduğu belirlendi. Oktay'ın ölümüne dair açılan davanın karar duruşması, Eskişehir Adliyesi 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Sanık İdris Gökmen, Oktay'ı boğup, ardından iki gün boyunca cesedine benzin dökerek yaktığı iddiasıyla yargılandı. Duruşmada, Deniz Oktay’ın avukatları, fuhşa sürükleme suçunun da işlendiği yönünde savunmada bulundu.
Mahkeme sırasında savunma yapan İdris Gökmen, "Deniz Oktay bana saldırmasaydı bu olay yaşanmazdı" diyerek olaydan pişmanlık duyduğunu ifade etti. Bununla birlikte, Gökmen’in avukatı, Oktay’ın ölümünün yanma sonucu değil, boğulma nedeniyle gerçekleştiğini öne sürdü.
Mahkeme heyeti, İdris Gökmen'e kadına karşı tasarlayarak öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ayrıca, sanığın iyi hal indirimi talebi de reddedildi. Duruşmanın ardından Deniz Oktay’ın avukatı Funda Güney Kökçınar, "Bu karar bizim için önemli bir gelişme. Ancak canavarca his sebebiyle artırım yapılmasını bekliyorduk. Deniz’in cesedine ulaşmak 1,5 yıl sürdü ve sadece birkaç kemikle mezarı oluşturulabildi" dedi. Kökçınar, ayrıca dosyada bir fuhşa sürükleme durumu olduğunu ve bununla ilgili soruşturma yapılmadığını vurguladı.
Eskişehir Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak, kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet dosyalarını takip etmeye devam edeceklerini belirten Kökçınar, adaletin sağlanması için mücadele edeceklerini ifade etti.