Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından düzenlenen "Lambalar, Aynalar, Kadehler: Abdullah Efendi’nin Rüyaları" konulu seminer, Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Arş. Gör. Klinik Psikolog Efe Deredam’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Seminerde, Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aslı Aslan ve diğer akademisyenler de yer aldı.
Seminerde, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın "Abdullah Efendi’nin Rüyaları" adlı eserinden yola çıkarak insan psikolojisi ele alındı. Arş. Gör. Klinik Psikolog Efe Deredam, Tanpınar’ın insanın iç dünyasını derinlemesine irdeleyen bir yazar olduğunun altını çizdi. Deredam, Abdullah Efendi karakteri üzerinden çeşitli psikolojik çözümlemelerde bulundu. Eserdeki "lambalar, aynalar ve kadehler" metaforlarının insan ruhunun farklı yönlerini temsil ettiğini belirtti. Lambaların "İd"i (alt benlik), kadehlerin "Ego"yu (benlik) ve aynaların "Süperego"yu (üst benlik) simgelediğini ifade etti. Bu üçlü yapının sürekli bir etkileşim içinde olduğunu vurgulayan Deredam, hikayede karşılaşılan çatışmaların benlik açısından önemli ipuçları sunduğunu dile getirdi.
Ruhsallık Denge Eşi
Deredam, Tanpınar’ın Abdullah Efendi karakterini "Kendi içinde yaşama alışmış biri" olarak tanımladığını aktardı. Bu karakterin içsel çatışmalarının eser boyunca adım adım açığa çıktığını söyledi. Abdullah Efendi’nin toplumsal hayata katılmaktan çekindiğini ve bastırdığı arzularla başa çıkmaya çalıştığını belirtti. Deredam, bu durumun katı bir süperego baskısından kaynaklandığını vurguladı. Ayrıca, Sigmund Freud’un "Yas ve Melankoli" metnine de değinerek, "Gölge egonun üzerine düşer" ifadesiyle benliğin içsel çatışmalarına dikkat çekti. Deredam, Abdullah Efendi’nin gerçeklik algısının zayıflığını ve rüyalarını gerçek olarak deneyimleme sürecini, benlik parçalılığı ve gerçeklik ilişkisinin kopması olarak yorumladı.
Seminer, katılımcı kadınların sorularının yanıtlandığı bölümle sona erdi.
