Eskişehir'de Ticaret Hukuku Uzmanı Av. Dr. Ali Önal, konkordatodaki suistimallere dikkat çekti.

Eskişehir'de ticaret hukuku alanında uzmanlaşmış Av. Dr. Ali Önal, konkordato müessesesinin kötüye kullanımı ve bağımsız denetim şirketlerinin oluşturduğu tekelleşme tehlikesine dair önemli açıklamalarda bulundu. Önal, bu alanda yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Eskişehir'de Ticaret Hukuku Uzmanı Av. Dr. Ali Önal, konkordatodaki suistimallere dikkat çekti.
Eskişehir'de ticaret hukuku alanında uzmanlaşmış Av. Dr. Ali Önal, konkordato müessesesinin kötüye kullanımı ve bağımsız denetim şirketlerinin oluşturduğu tekelleşme tehlikesine dair önemli açıklamalarda bulundu. Önal, bu alanda yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Son dönemde piyasalarda yaşanan ekonomik zorluklar nedeniyle, nakit sıkışıklığı yaşayan birçok şirket hukuki korunma yolları arasında yer alan konkordato müessesesine başvurmaktadır. Bu durum ise konkordato ile ilgili yeni tartışmalara yol açmıştır. Av. Dr. Ali Önal, bu sistemin aslında dürüst borçluları ve alacaklıları korumayı hedeflediğini, fakat kötüye kullanım riskinin de bulunduğunu ifade etti. Ayrıca, bağımsız denetim raporlarındaki yüksek fiyatlandırmanın sektördeki en kritik sorunlardan biri olduğunu vurguladı. İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde düzenlenen konkordatonun temel amacının, mali zorluklar yaşayan şirketlerin borçlarını yapılandırarak ticari hayatlarına devam etmelerini sağlamak olduğunu belirten Önal, yakın zamanda yapılan yasal düzenlemelerin ve bakanlıkların hızlı tedbirlerinin suistimalleri önlemede önemli rol oynadığını dile getirdi.

Konkordatonun Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Konkordatonun kötüye kullanıldığına dair kamuoyunda ciddi endişelerin bulunduğunu belirten Av. Dr. Önal, bununla birlikte sürecin yasal takvimine de dikkat çekti. Amacına uygun hareket eden firmalara 3+2 ay geçici mühlet, sonrasında 1 yıl kesin mühlet ve 6 ay daha ek süre tanınarak toplamda 23 aylık bir koruma sağlandığını hatırlattı. Av. Dr. Önal, "Bu müesseseyi suistimal edenler olabilir. Ancak hem Hazine ve Maliye Bakanlığı hem de Adalet Bakanlığı'nın aldığı tedbirler doğrultusunda, sistemin daha etkin ve faydalı kullanılabilmesi için önemli adımlar atılmıştır. Şirketler mahkemeye başvurduktan sonra hızlıca komiser atanmakta ve şirketin ticari faaliyetini sürdürebilmesi adına en hızlı şekilde 20 gün içinde rapor alınmaktadır." dedi.

Denetim Şirketlerinin Tekelleşmesi Sorunu

Bağımsız denetim şirketlerinin tutumunun sistemin en sorunlu yönlerinden biri olduğunu belirten Av. Dr. Önal, piyasada ciddi bir fiyat tekeli oluştuğunu ifade etti. "Bir şirketin borçlarını ödeme yeterliliği, yalnızca yetkili bağımsız denetim şirketlerince hazırlanan raporlarla tescillenmektedir. Ancak bazı denetim şirketlerinin süreç içinde yetkilerini kötüye kullandıkları ve lisans iptalleri ile karşı karşıya kaldıkları görülmektedir." diyerek önemli bir noktaya dikkat çekti. Bu durum, piyasada az sayıda bağımsız denetim şirketinin kalmasına sebep oldu. Kalan şirketler de kendi fiyatlandırma politikalarını geliştirerek, konkordatoya erişim ihtiyacı olan firmalar için zorlayıcı fiyatlar belirlemektedir. Dolar ve TL bazında yüksek maliyetli raporlar yazılmakta ve bu durum açık bir tekelleşmeye yol açmaktadır. Dolayısıyla, darboğazdaki şirketlerin mağduriyet yaşamaması adına ilgili bakanlıkların bağımsız denetim raporlarının fiyatlandırılması hakkında yeni düzenleyici tedbirler alması beklenmektedir.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin