İsrail işgali altındaki Batı Şeria’daki 183 belediye ile Gazze Şeridi’nin Deir el-Balah kentinde dün yapılan yerel seçimin sonuçları belli oldu. Filistin Merkez Seçim Komisyonu yetkilileri, Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a bağlı isimlerin Filistin belediye seçimlerinde çoğu yarışı kazandığını bildirdi. Savaş sırasında Gazze Şeridi’nin diğer bölgelerine kıyasla daha az zarar gören Deir el-Balah’ta yaklaşık 20 yıl sonra ilk kez yapılan seçim, "düşük katılımın görüldüğü" bir ortamda gerçekleşti. Ön sonuçlara göre, "Deir el-Balah Bizi Birleştiriyor" listesi Gazze’deki 15 sandalyeden yalnızca 2’sini kazandı. Abbas’ın Fetih Hareketi ve Filistin Yönetimi destekli "Deir el-Balah’ın Yeniden Doğuşu" listesi ise 6 sandalye elde etti. Diğer sandalyeler ise farklı bağımsız listelere gitti.
Batı Şeria’da ise Fetih Hareketi’ne yakın isimlerin birçok bölgede rakipsiz yarıştığı ve seçimleri büyük ölçüde kazandığı bildirildi. Fetih Hareketi Sözcüsü Abdul Fattah Dawla, katılım oranının 2022’deki son yerel seçimlerle benzer seviyede olduğunu belirterek, seçmenlerin İsrail’in devam eden şiddetine rağmen sürece katılım göstermesini memnuniyetle karşıladı.
Gazze’de katılım oranı yüzde 23, Batı Şeria’da ise yüzde 56
Filistin Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Rami el-Hamdallah, Gazze’de katılım oranının yüzde 23, Batı Şeria’da ise yüzde 56 olduğunu açıkladı. El-Hamdallah, İsrail’in güvenlik kısıtlamaları nedeniyle bazı oy sandığı ve seçim malzemelerinin Gazze’ye ulaştırılamadığını ancak sürecin buna rağmen tamamlandığını belirtti.
Abbas liderliğindeki Batı Şeria merkezli Filistin Yönetimi (PA), Gazze Şeridi’ne bağlı Deir el-Balah kentinin seçimlere dahil edilmesinin, bölgenin gelecekte kurulacak Filistin devletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu göstermek amacı taşıdığını açıkladı.
"Seçimler son derece hassas bir dönemde, olağanüstü şartlar altında yapıldı"
Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa, sonuçların açıklanmasının ardından yaptığı açıklamada, seçimlerin "son derece hassas bir dönemde, karmaşık zorluklar ve olağanüstü şartlar altında" yapıldığını söyledi. Mustafa, sürecin "demokratik yaşamı güçlendirmeyi ve nihayetinde ulusal birliği sağlamayı amaçlayan daha geniş bir ulusal sürecin önemli ilk adımı" olduğunu ifade etti.
