Elazığ'da 1984 yılından beri eğitim veren Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Recep Bağcı, uzun yıllar süren eğitim hayatı boyunca birçok öğrenci yetiştirmiştir. 1998 yılında İletişim Fakültesi'nin kuruluşunda yer alan Bağcı, iletişim teknolojileri dersini alan öğrencileri için geçmişten günümüze kullanılan iletişim araçlarını tanıtmak amacıyla bir müze açma fikrini hayata geçirdi. Bu süreçte, kendi envanterinde bulunan cihazların yanı sıra, yakınlarından ve Elazığ'daki vatandaşlardan eski iletişim cihazlarını kendisine ulaştırmalarını istedi. Bu sayede topladığı cihazları koruma altına alarak, Cumhuriyetin 100’üncü yılı ve Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin 25. yılında hayalini gerçekleştirdi.
Recep Bağcı, müzenin kurulumu hakkında bilgi verirken, "45 yıldır iletişim teknolojileriyle ilgilenen bir uzmanım. Gazetecilik, televizyonculuk ve radyoculuk gibi alanlarda çalıştıktan sonra akademik kariyerimde bu konuyu ders olarak verdim. Eğitimci kimliğim dolayısıyla, öğrencilerime iletişim teknolojilerinin evrimini gösterme amacıyla bu müzeyi kurdum. Amacım öğrenciler içindi, müzecilikle herhangi bir ilgim yoktu. Elazığ Belediyesi'nin Basın Müzesi'ne verebilirdim fakat burada eğitim amaçlı sergileyerek öğrencilerimizin iletişim teknolojilerini öğrenmelerine katkı sağlamak istedim. Son 500 yılda iletişim teknolojilerinin aşamalarını burada uygulamalı olarak anlatıyoruz. Eğitimcilerimizle birlikte müzemizin başında öğrencilere ekipmanları tanıtıyoruz. Bu süreçte, Elazığlı vatandaşlardan eski ekipmanlarını getirmelerini istedik ve teşekkür ederiz ki birçok kişi bu isteğimize olumlu yanıt verdi. Bugün burada sergilenen eserler, 40 yıllık birikimimizi yansıtmaktadır. 2023 yılında Cumhuriyetimizin 100. yılı ve İletişim Fakültesi’nin 25. yılında açılışını gerçekleştirdik. Müze, müstakil bir alan olmayıp, okul koridorlarında ve girişlerinde yer almakta, böylece öğrencilerin her gün etkileşimde bulunmalarını sağlıyoruz" dedi.
Bağcı, Türkiye'deki iletişim fakültelerine de atıfta bulunarak, "Şu an 50'den fazla iletişim fakültesi var. Ancak bu kadar derli toplu bir müze yok. Hem öğrencilerimize eğitim amaçlı bir kaynak sağladığımız hem de fakültemize böyle bir müze kazandırdığımız için mutluyum. Hâlâ bağış yapan vatandaşlarımız var. Müzede sadece iletişim cihazları değil, sinema makineleri, matbaa makineleri, radyolar, gramofonlar ve daha birçok iletişim aracı sergileniyor. Bu tür müzeler, bir şehrin kültürel seviyesini ne kadar yükselttiğini gösteren önemli alanlardır" ifadelerini kullandı.