Ramazan ayına ulaşmanın mutluluğunu dile getiren Ferhat Armağan, bu dönemin ülkemize, milletimize ve İslam âlemine barış, huzur ve birlik getirmesini umut ettiğini belirtti. Armağan, Ramazan'ın rahmet, bereket ve mağfiret ayı olduğunu vurgulayarak, "Bu ay, gönül köprülerinin kurulduğu, paylaşma ve yardımlaşma duygularının en yoğun hissedildiği bir mevsimdir" ifadesini kullandı.
Ramazan’da Dayanışma ve Muhabbet
Ramazan ayının yalnızca oruç tutmaktan ibaret olmadığını söyleyen Armağan, bu zaman diliminin muhabbet, uhuvvet ve dayanışma ayı olduğunu ifade etti. Toplumun birlikteliğinin güçlenmesi için empati ve karşılıklı anlayışın önemine dikkat çeken Armağan, vatandaşların gönüllerini birbirine açmalarını istedi.
Kamusal Hassasiyetler
Kamusal alanlardaki hassasiyetlerin de altını çizen Armağan, oruç tutamayanların çeşitli mazeretlerinin bulunabileceğini ancak Ramazan’ın manevi atmosferine uygun bir hassasiyetin gösterilmesinin toplumsal bir gereklilik olduğunu dile getirdi. İşletme sahiplerine çağrıda bulunan Armağan, dış mekanlarda yeme-içme düzenlemelerinde daha dikkatli olunmasını istedi.
Bu çağrının bir baskı unsuru olarak algılanmaması gerektiğini belirten Armağan, bunun bir "vicdan-ı umumi" meselesi olduğunu ifade ederek, "Birbirimizin değerlerine gösterdiğimiz saygı, bizi biz yapan en temel unsurdur" şeklinde konuştu.
Ramazan’ın Ruhuna Uygun Davranışlar
Toplumsal saygı köprülerini güçlendirmek gerektiğini vurgulayan Armağan, Ramazan’ın ruhuna uygun davranmanın yalnızca aç kalmakla sınırlı olmadığını; dilin, kalbin ve davranışların da kırıcı tutumlardan uzak tutulması gerektiğini söyledi. Armağan, mesajının sonunda tutulan oruçların ve yapılan ibadetlerin kabul olması dileğinde bulunarak, Ramazan Bayramı’na sağlık, huzur ve kardeşlik içinde ulaşma temennisinde bulundu.