İran'daki protestolar, 28 Aralık'ta hayat pahalılığına karşı yapılan gösterilerle başlamış ve kısa sürede hükümet karşıtı bir harekete dönüşmüştür. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri, bu süreçte 6 bin 126 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 41 bin 800 kişinin tutuklandığını bildirmiştir. Açıklamada, hayatını kaybedenler arasında en az 5 bin 777 protestocu, 214 güvenlik görevlisi, 86 çocuk ve gösteri yapmayan 49 sivilin bulunduğu belirtilmiştir.
İran'da, olayların başlangıcında resmi olarak açıklanan ölü sayısı 3 bin 117 olarak kaydedilmiştir. İran Şehitler ve Gaziler Vakfı, bu sayı ile ilgili ilk resmi açıklamayı 22 Ocak'ta yapmıştır. Açıklamada, bu rakamın 2 bin 427'sinin 'şehit' olarak adlandırıldığı, geriye kalan 690 kişinin ise terörist, silahlı isyancı veya dosyasının incelemede olduğu ifade edilmiştir. Bu durum, İran'daki olayların ciddiyetini ve hükümetin baskı önlemlerinin etkisini bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Protestoların başlangıcından bu yana, can kaybı ve tutuklamalar hızla artmış, uluslararası insan hakları örgütleri tarafından sıkça eleştirilmiştir. İran hükümeti ise bu durumu kontrol altına almak için çeşitli önlemler almış ve muhalefeti bastırma çabalarını sürdürmüştür. Bu bağlamda, halkın taleplerinin yanı sıra, uluslararası toplumun tepkileri de önemli bir gündem maddesi haline gelmiştir.