Gideon Saar, Türkiye ile olan ilişkilerde daha iyi bir geleceğe ulaşmayı umduğunu belirterek, Suriye ile normalleşme süreci hakkında ise "Yakın gelecekte bir normalleşme görmüyorum" dedi. Bu bağlamda, Suriye’nin güney kesiminde güvenlik konularının koordine edilmesinin önemine dikkat çekti. "Bu sınırlı bir anlaşmadır. Barış veya normalleşme anlaşması değildir. Belki gelecekte daha fazlasını elde edebiliriz" şeklinde konuştu.
Saar, Orta Doğu'daki durumu değerlendirirken, İsrail'in geçmişte büyük tavizler verdiğini ve bu tavizlerin toprakları da kapsadığını ifade etti. 1990'lı yıllarda Oslo Anlaşmaları çerçevesinde Filistin Yönetimi'nin kurulduğunu, 2005 yılında ise İsrail'in Gazze Şeridi'nden tamamen çekildiğini belirtti. "Filistinliler bu toprakların bir santimetresini bile fethetmemiştir. Tüm topraklar İsrail tarafından verilmiştir" dedi.
Gideon Saar, Filistin'de bir değişimin gerekli olduğunu vurguladı. "Filistin toplumu kendisini teröristlere yapılan ödemelerden ve provokasyonlardan ayırmalıdır. Bu nedenle, eğitim sisteminde ve medyada İsrail’e karşı provokasyonların durdurulması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
Saar, barışın insanlar arasında olması gerektiğini, aksi halde inşa edilemeyeceğini belirtti. Ayrıca, "İsrail Devleti’ne karşı yürütülen yasa dışı savaşa son verilmesi" gerektiğini vurguladı. Eğer bu üç şart yerine getirilirse, İsrail halkının barış sürecinde güvenilir bir ortak olabileceklerini düşündüğünü söyledi.
İran ile olan ilişkiler hakkında da konuşan Saar, İran'ın protestolardan İsrail’i sorumlu tutmasının gülünç olduğunu ifade etti. İran hükümetinin halkına karşı acımasız davrandığını belirtti. "Biz İran halkının düşmanı değiliz. Sorunumuz yalnızca rejimledir" dedi.
Saar, İran’ın mevcut rejiminin İsrail’i yok etmek için terör örgütlerini finanse ettiğini ve nükleer silah edinme çabalarının tüm bölge için bir tehdit oluşturduğunu belirtti. "Bu tür bir rejimin nükleer silaha sahip olması kabul edilemez" diye ekledi.
Son olarak, İran'ın füze programlarının İsrail'i tehdit ettiğini ifade eden Saar, "Eğer İran bu tehditlerinden vazgeçerse, bizimle hiçbir sorunu olmayacaktır" dedi. Bu durumun, bölgedeki güvenliği sağlamak adına son derece önemli olduğunu vurguladı.