Balıklı Rum Hastanesi'nde gerçekleştirilen sahte reçete soruşturması, çok sayıda sanığın mahkemeye çıkarılmasıyla devam ediyor. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık A.E., kendisine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti. A.E., "Sanki çalışan bir e-reçete sistemi varmış gibi belirtilmiş" diyerek, hastanede çalıştığı süre boyunca SGK sisteminin sık sık arızalandığını ifade etti. Bu durumun, işlemlerin kağıt reçetelerle yapılmasına neden olduğunu vurguladı.
A.E., hastaneye gelmeyen hastalara reçete yazdığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Reçete yazdığım hastalar benim kendi baktığım hastalardır. Vezneye ödeme yapmadılarsa bu benim sorumluluğumda değildir" dedi. Ayrıca, muayene ücreti ödeyemeyen hastalar için ücretsiz hizmet verdiğini, ancak hastanenin bu konuda kendisine bir bilgi vermediğini aktardı.
Duruşmada, sanık A.E. savunmasına devam ederken, "Bazen hastaların ilaçları 11’inci veya 12’nci günde biterdi ve tekrar muayene ücreti ödemek zorunda kalırlardı. Ben de, durumu olmayan hastalardan muayene parası almadan reçete yazıyordum. Paranın yarısı benim" ifadelerini kullandı. Ayrıca, çocuk hastaların ilaçlarını kaybetme durumunu da göz önünde bulundurarak, ilacı erken yazmak zorunda kaldığını belirtti.
Mahkemede sanıkların savunmalarının ardından, bir kısım müştekilerin şikayetlerinden vazgeçtiği belirtildi. Ancak bazı müştekiler, şikayetlerinin devam ettiğini dile getirdi. Cumhuriyet Savcısı, dava dosyasında eksik hususların giderilmesini talep etti. Sanık avukatları ise müvekkillerinin beraatını istedi.
Mahkeme heyeti, tutuklu bulunan 4 sanığın ayrı ayrı tahliyelerine karar verirken, tutuksuz sanık Ahmet’in adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına hükmetti. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için ertelendi. İddianamede, sanıklar hakkında değişen oranlarda hapis cezası talep edildiği de belirtildi. Sanık A.H. hakkında 21 yıldan 46 yıla kadar, diğer sanıklar A.E., C.K., N.D. ve R.Ç. hakkında ise 11’er yıldan 26’şar yıla kadar hapis cezası isteniyor.
