İstanbul'da Beyin Tümörleri İçin Açık Ameliyat Gerekmediği Vurgulandı

İstanbul'da beyin tümörlerinin her zaman açık ameliyat gerektirmediği belirtildi. Uzmanlar, robotik biyopsi yönteminin güvenli tanı için önemli bir alternatif sunduğunu ifade etti.

İstanbul'da Beyin Tümörleri İçin Açık Ameliyat Gerekmediği Vurgulandı
İstanbul'da beyin tümörlerinin her zaman açık ameliyat gerektirmediği belirtildi. Uzmanlar, robotik biyopsi yönteminin güvenli tanı için önemli bir alternatif sunduğunu ifade etti.

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Kahraman, beyin tümörlerinin tedavisinde geleneksel yöntemlerin yanı sıra robotik stereotaktik biyopsi yönteminin de etkili olduğunu vurguladı. Bu yöntem sayesinde, bazı durumlarda açık ameliyata gerek kalmadan güvenli bir şekilde tanı konulabiliyor. Prof. Dr. Kahraman, bu yaklaşımın gereksiz cerrahi müdahalelerin önüne geçebildiğini kaydetti.

Beyinde tespit edilen lezyonların farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini belirten Kahraman, "Bir görüntü; primer beyin tümörü, metastaz, lenfoma, enfeksiyon veya tedaviye bağlı doku değişiklikleri ile karışabilir. Bu nedenle, doğru tedavi için kesin tanı çok önemlidir" dedi.

MR ve BT gibi görüntüleme yöntemleri lezyonların yerini ve boyutunu gösterse de her zaman kesin tanı koymanın mümkün olmadığını ifade eden Kahraman, bazı hastalarda öncelikli yaklaşımın tümörü çıkarmak değil, biyopsi ile tanı koymak olduğunu belirtti.

Robotik stereotaktik biyopsinin, hedeflenen bölgeden milimetrik hassasiyetle doku örneği alımını sağladığını dile getiren Kahraman, "Bu yöntemle geniş cerrahi alan açmadan, beyin dokusuna minimum temasla yeterli örnek elde edilebiliyor" şeklinde konuştu.

Hasta Konforu ve Güvenliği

Geleneksel stereotaktik biyopsi yöntemlerinde hastanın başına sabitlenen çerçevenin konfor açısından zorluklar yaratabildiği belirtildi. Kahraman, robotik sistemlerin bu süreci daha konforlu hale getirdiğini ifade etti. Robotik yöntemin avantajları arasında küçük bir kesi ile işlem yapılabilmesi, sınırlı saç kesimi, beyin dokusuna daha az temas, daha kısa iyileşme süresi ve günlük yaşama hızlı dönüşün bulunduğunu aktardı.

Derin Tümörlerde Önemli Seçenek

Robotik biyopsinin özellikle derin yerleşimli tümörlerde, konuşma ve hareket merkezlerine yakın lezyonlarda, lenfoma ve metastaz şüphesinde önemli bir seçenek olduğunu söyleyen Kahraman, çoklu beyin lezyonlarında da en uygun hedef seçilerek biyopsi yapılabildiğini ifade etti. Daha önce tedavi görmüş hastalarda yeni lezyonların ayırıcı tanısında biyopsinin kritik rol oynadığını belirtti.

Kranyotominin bazı hastalar için kaçınılmaz olduğunu ancak her durumda gerekli olmadığını dile getiren Kahraman, biyopsinin hastaları gereksiz cerrahi risklerden koruyabileceğini söyledi.

Biyopsi sonrası elde edilen doku örneklerinin patolojik ve moleküler olarak incelendiğini belirten Kahraman, bu sayede hastaya özel tedavi planı oluşturulduğunu ifade etti. Tedavi seçeneklerinin cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, immünoterapi veya yakın takip şeklinde değişebildiğini aktardı.

Risklerin Değerlendirilmesi

Robotik stereotaktik biyopsinin minimal invaziv bir yöntem olmasına rağmen tamamen risksiz olmadığını hatırlatan Kahraman, her hastanın detaylı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Son olarak, "Her beyin tümöründe açık ameliyat ilk seçenek olmayabilir. Doğru hastada yapılacak küçük bir biyopsi, tüm tedavi sürecini doğru yönlendiren kritik bir adım olabilir" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin