İstanbul'da L’Oréal Türkiye, Sürdürülebilir Güzellik Programı ile Gelecek İçin Yenilikçi Çözümler Sunuyor

İstanbul'da L’Oréal Türkiye, 22 Nisan Dünya Günü'nde "Gelecek İçin L’Oréal" programıyla sürdürülebilirliğe olan bağlılığını vurguladı. Bilim ve teknolojiyi kullanarak çevreye saygılı bir güzellik anlayışı geliştirmeyi hedefliyor.

İstanbul'da L’Oréal Türkiye, Sürdürülebilir Güzellik Programı ile Gelecek İçin Yenilikçi Çözümler Sunuyor
İstanbul'da L’Oréal Türkiye, 22 Nisan Dünya Günü'nde "Gelecek İçin L’Oréal" programıyla sürdürülebilirliğe olan bağlılığını vurguladı. Bilim ve teknolojiyi kullanarak çevreye saygılı bir güzellik anlayışı geliştirmeyi hedefliyor.

L’Oréal Türkiye, "Gelecek İçin L’Oréal" sürdürülebilirlik programı aracılığıyla, çevresel etkiye duyarlı bir yaklaşım benimseyerek tüm değer zincirinde sürdürülebilirliği entegre ediyor. Yapılan araştırmalara göre, her 10 kişiden 6'sı sürdürülebilir bir yaşam sürmek istiyor, ancak bu konuda net bir yol haritasına ihtiyaç duyuyor. Bu bağlamda, L’Oréal Türkiye, su ve enerji tasarrufu sağlayan teknolojilerden yeniden doldurulabilir ürünlerine kadar çeşitli uygulamalarla tüketicilerin bilinçli tercihler yapmasına yardımcı olmayı amaçlıyor. Şirket, küresel inisiyatifleri yerel stratejilerle birleştirerek gezegenimizi koruma sorumluluğunu üstleniyor.

L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü İrem Karaoda Tanrıkulu, "Sürdürülebilirliği bir stratejinin ötesine taşıyarak tüm iş süreçlerimizin temel değeri haline getiriyoruz. ‘Gelecek İçin L’Oréal’ programımızla, bilim ve teknolojinin desteğiyle gezegenimizin sınırlarına saygı duyan bir güzellik anlayışını somut bir etkiye dönüştürüyoruz. Tüketicilerin sürdürülebilir yaşam konusundaki rehberlik ihtiyacına, sunduğumuz yenilikçi çözümler ve şeffaf bilgilendirme sistemleriyle yanıt veriyoruz. Tekno-güzellik vizyonumuz ile güzellik rutinlerini çevreye değer katan bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyoruz" diye belirtti.

Tekno-güzellik İnovasyonları

Şirketin açıklamasına göre, dünya genelinde sürdürülebilir çözümler geliştirmek için tekno-güzellik gücünden faydalanmaya devam ediyor. Bu vizyonun bir örneği olarak, CES 2024 İnovasyon Ödülü'nü kazanan L’Oréal Professionnel AirLight Pro, saç kurutma deneyimini yeniden tanımlıyor. İleri teknolojiyle donatılmış bu cihaz, saçı aşırı ısıya maruz bırakmadan hızlı bir şekilde kurutma işlevi görüyor. Geleneksel sistemlere kıyasla yüzde 14 daha az enerji tüketimi sağlayarak saçı ve gezegeni koruma amacını taşıyor.

Bir diğer önemli inovasyon ise, İsviçreli start-up Gjosa iş birliğiyle geliştirilen L’Oréal Professionnel Water Saver duş başlığı teknolojisi. Bu patentli teknoloji, kuaför salonlarında yıkama alanlarında yüzde 69’a kadar su tasarrufu sağlıyor. Bugüne kadar bu sistem sayesinde 488 milyon litreden fazla su tasarrufu gerçekleştirildi. Türkiye’de de seçili salonlarda kullanılan teknoloji, 549 bin 462 litre su ve 35 bin 550 kWh enerji tasarrufu sağladı.

Döngüsel Ekonomi ve Yeniden Doldurulabilir Ürünler

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na (UNEP) göre, yeniden doldurulabilir şişeler ve geri alım sistemleri gibi "yeniden kullanım" seçeneklerinin teşvik edilmesi, 2040 yılına kadar plastik kirliliğini yüzde 30 oranında azaltabilir. L’Oréal, geniş yeniden doldurulabilir ürün portföyüyle tüketici alışkanlıklarını sürdürülebilir bir geleceğe dönüştürmeyi hedefliyor. Cilt bakımından parfüme kadar farklı kategorilerde sunulacak bu seçenekler, ambalaj tipine göre plastik ve cam kullanımını önemli ölçüde azaltmayı amaçlıyor.

Şirket ayrıca, ambalaj yoğunluğunu yüzde 20 azaltmayı ve 2030 yılına kadar 2019’a kıyasla saf plastik kullanımını yüzde 50 azaltmayı hedefliyor. Ambalajlarında plastik tüketimini kaynağında azaltmayı planlayan L’Oréal, Garnier ve Kérastase gibi markalarıyla döngüsel ekonomiyi destekliyor.

Tüketici Beklentileri ve Şeffaflık

Günümüzde tüketicilerin satın alma kararlarında sürdürülebilirliğin ve ürünlerin çevresel etkilerinin bilincinde olması önem kazanıyor. Araştırmalara göre, tüketicilerin yüzde 41’i satın aldıkları ürünlerin çevresel etkileri hakkında bilgi sahibi olmak istiyor. L’Oréal, bu beklentilere yanıt vermek amacıyla Garnier markasıyla Çevresel Etiketleme Sistemi'ni hayata geçirerek tüketicilere ürünlerin çevresel etkilerini rapor ediyor.

Bu sistem, bir ürünün çevresel etkisini 14 farklı faktöre göre değerlendirerek A’dan E’ye kadar derecelendirme yapıyor. Avrupa Komisyonu kılavuzlarıyla uyumlu olan bu metodoloji, markaların daha düşük çevresel etkili ürün inovasyonlarına yatırım yapmasını teşvik ediyor.

Bilincin Artırılması ve Plastiksiz E-Ticaret

L’Oréal, ürün ambalajlarının ötesinde içeriklerin sürdürülebilirliğini de döngüsel ekonominin önemli bir parçası olarak görüyor. "Yeşil Bilim" yaklaşımıyla çevresel etkiyi azaltmayı hedefleyen şirket, 2030 yılına kadar formüllerinde kullandığı bileşenlerin yüzde 75’inden fazlasını doğadan veya geri dönüştürülmüş malzemelerden elde etmeyi taahhüt ediyor. Ayrıca, 2021’den beri uygulanan "Plastiksiz E-Ticaret" uygulamasıyla, e-ticaret sitelerinden yapılan alışverişlerde teslimat süreçlerinden plastiği tamamen çıkararak karbon tasarrufu sağlıyor.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin