İstanbul'da, Küçükköy Vergi Dairesi müfettişleri tarafından hazırlanan raporda, M.D. isimli işletme sahibinin gerçek olmayan faturalar kullanarak şirketini hileli bir şekilde iflas ettirdiği belirlendi. İstanbul 3. İflas Müdürlüğü tarafından başlatılan soruşturma sürecinde, firmanın sahte fatura kesiminde bulunduğu ve bu belgelerin gerçek bir mal veya hizmet satışına dayanmadığı ifade edildi. Müfettişler, yapılan eylemlerin kasıt içerdiğini ve suçun bilerek işlendiğini raporlarına eklerken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına kamu davası açılması talebinde bulundu. M.D., sadece hileli iflas ile değil, aynı zamanda sistematik sahte fatura düzenlemekle de suçlanmaktadır. Bu kapsamda, M.D.'nin sahibi ve ortağı olduğu diğer şirketler hakkında da 10'a yakın vergi suçu ve vergi teknik raporu hazırlandı. Hazırlanan raporlarda, vergi kaçakçılığı suçunun alışkanlık haline dönüştüğü ve işlemlerin gerçek dışı olduğu vurgulandı.
İki Ayrı "Naylon Fatura" Davası Açıldı
M.D. hakkında Gaziosmanpaşa Asliye Ceza Mahkemesinde iki ayrı "naylon fatura" davası açıldı. Bu davaların ardındaki ağır iddialar ve hazırlanan raporlar, vergi kaçırma yöntemlerinin yalnızca kendi şirketleriyle sınırlı kalmadığını da ortaya koydu. M.D.'nin, İstanbul Perpa'daki başka bir şirket üzerinden aylık yaklaşık 10 milyon liralık naylon fatura aldığı iddia edildi. Bu yöntemle her ay yaklaşık 2 milyon liralık KDV'nin maliyeden kaçırıldığı hesaplanıyor.
Hileli İflas Suçundan Hapis Cezası Çıktı
Yürütülen soruşturmaların bir parçasında ise yargı kararları alınmaya başlandı. M.D.'nin hissedarı olduğu şirketin hileli iflası ile ilgili İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, şirket yöneticisi H.K. 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bilirkişi raporlarında, şirkete ait makine ve taşıtların envanterden çıkarılarak mal kaçırıldığı tescillenirken, diğer sanıkların yargılanmasına devam edilmektedir.