Milyonlarca öğrencinin girdiği 2026 YKS'nin ardından tercih dönemi başladı. Uğur Okulları PDR Müdürü Aslı Orman, öğrencilerin hayallerini ve gerçekçi beklentilerini dikkate alarak tercih yapmaları gerektiğini belirtti. Bu yılki veriler, tercih döneminin dikkatli yönetilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. TYT'ye 2 milyon 425 bin aday başvururken, yaklaşık 2 milyon 255 bin aday sınava katıldı. AYT'ye katılan aday sayısı ise 1 milyon 473 bini geçti. Matematik testlerindeki ortalamaların TYT'de yaklaşık 6,6, AYT'de ise 7 net seviyelerinde kalması, orta başarı dilimindeki rekabetin yoğun olacağını gösteriyor. Bu nedenle, tercih döneminde sadece puanlara değil, başarı sıralarına odaklanmak büyük önem taşıyor.
Adayların, ÖSYM tarafından belirlenen takvim içerisinde en fazla 24 program tercih edebileceğini kaydeden Orman, bu hakkın mutlaka tamamının kullanılması gerektiği anlamına gelmediğini vurguladı. Öğrencilerin istemedikleri bölümleri yalnızca listeyi doldurmak amacıyla seçmeleri, uzun vadede mutsuzluk yaratabilir. Bu noktada, tercih listesinin istek sırasına göre düzenlenmesi ve her bölümün bilinçli olarak seçilmesi gerekiyor. Sağlıklı bir tercih listesi oluşturmak için, ilk sıralarda hayal edilen ve başarı sırasının biraz üzerinde kalan bölümlere yer verilmesi, ortada başarı sırasına yakın programlar, son bölümde ise güvenli tercihler bulunması önerilmektedir. Böyle bir dağılım, hem hedeflerden vazgeçmemeyi hem de yerleşme ihtimalini korumayı sağlayacaktır.
Başarı sırasının yanı sıra üniversite seçiminde akademik kadro, laboratuvar ve uygulama imkanları, global fırsatlar, staj olanakları, mezunların istihdam durumu ve kampüs yaşamının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Orman, vakıf üniversitelerinde programların akreditasyonlarının incelenmesinin de önemli olduğunu vurguladı.
2026 tercih döneminde dikkat çeken yeniliklerden biri, YÖK tarafından açılan yeni programların bulunması. Yapay zekâ odaklı lisans ve ön lisans bölümleri ilk kez tercih kılavuzunda yer aldı. Tarih ve Yapay Zekâ, Felsefe ve Yapay Zekâ, İşletme ve Yapay Zekâ, Finansal Teknoloji, Dijital Oyun Teknolojileri ve Yapay Zekâ Destekli Web Tasarımı ve Kodlama gibi yeni bölümler, geleceğin mesleklerine ilgi duyan öğrenciler için fırsatlar sunmaktadır. Ancak bu programlar yeni açıldığı için geçmiş yıllara ait başarı sıraları bulunmadığından, adayların üniversitelerin program içeriklerini ve sundukları imkanları ayrıntılı incelemeleri gerekiyor.
Tercih aşamasında gözden kaçırılmaması gereken bir diğer konunun ise ÖSYM kılavuzundaki ayrıntılar olduğunu belirten Orman, tercihlerinin yalnızca Aday İşlemleri Sistemi (AİS) üzerinden yapılacağını hatırlattı. Sisteme program adı yerine kılavuzda yer alan program kodlarının girilmesi gerektiği ve tercih listesinin oluşturulmadan önce bu kodların doğru yazıldığından emin olunması gerektiği vurgulandı. Eğitim dili, hazırlık sınıfı, burs şartları, kampüs bilgisi gibi detayların kontrol edilmesi, kayıt aşamasında sorun yaşamamak için önemlidir.
Bazı lisans programlarında uygulanan başarı sırası şartlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade eden Orman, Hukuk için ilk 100 bin, tıp için ilk 50 bin, diş hekimliği için ilk 80 bin, eczacılık için ilk 100 bin, mimarlık için ilk 250 bin, mühendislik ve öğretmenlik programları için ise ilk 300 bin içerisinde yer alma şartının devam ettiğini belirtti. Adayların tercih listelerini hazırlarken hem başarı sıralarını hem de bu barajları birlikte değerlendirmeleri gerekmektedir. Üniversite tercihi, yalnızca hangi bölümü kazanırım sorusunun cevabı değil, geleceğe yönelik kendilerini geliştirebilecekleri ve mutlu olabilecekleri bir üniversite seçimi olmalıdır. Doğru yapılan bir tercih, uzun süreli bir eğitim hayatının ve kariyer yolculuğunun temelini oluşturur. Bu nedenle tercih dönemini aceleye getirmeden, kılavuzu dikkatle inceleyerek ve gerektiğinde uzman desteği alarak değerlendirmek önemlidir.