Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Simten Malhan ve Doç. Dr. Rukiye Numanoğlu Tekin tarafından gerçekleştirilen araştırma, RSV virüsünün toplumda hala "görünmez" bir tehdit olarak algılandığını göstermektedir. Her yıl dünya genelinde milyonlarca bebeği etkileyen bu virüs, çocuklarda ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabiliyor. Araştırmaya katılan 2 bin 825 kişi arasında yapılan anket, katılımcıların %67,4'ünün RSV hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını, yalnızca %11,8'inin virüsü tanıdığını ortaya koydu.
Bebeklerin solunumunu zorlaştırabilen ve hastaneye yatışlara sebep olabilen RSV'nin toplumda yeterince bilinmemesi, korunma yöntemlerine karşı da bilgi eksikliklerine yol açıyor. Virüs, yaşamın ilk aylarında basit soğuk algınlığı gibi başlayıp, hızla hayati risk oluşturan bir enfeksiyona dönüşebiliyor. Bazı bebeklerde ilerleyen dönemlerde tekrarlayan hırıltı, astım benzeri solunum sorunları ve akciğer hassasiyeti gibi kalıcı sağlık sorunları bırakabiliyor.
Prof. Dr. Simten Malhan, araştırma bulgularının halk sağlığı açısından dikkate alınması gereken önemli bir uyarı niteliğinde olduğunu belirtti. "Bu veriler, acil bir bilgilendirme seferberliği ihtiyacını gösteriyor," diyen Malhan, toplumun büyük kesiminin RSV hakkında bilgi eksikliği yaşadığını vurguladı. Katılımcıların üçte ikisinin virüsü hiç duymadığını ifade etmesi, bu konuda güvenilir bilgiye erişim ihtiyacını ortaya koyuyor. Sağlık okuryazarlığını artıracak, kanıta dayalı ve hedef gruplara yönelik bilgilendirme faaliyetlerine ihtiyaç olduğu açıkça görülüyor.
Araştırma, RSV'nin kimleri etkilediği konusunda da belirsizlikler barındırıyor. Katılımcıların yalnızca %34,1’i virüsün bebekleri ve küçük çocukları en çok etkilediğini düşünürken, %35,7’si her yaş grubunu eşit etkilediğini belirtiyor. Bu durum, ebeveynler için önemli bir risk oluşturuyor.
RSV'nin hastaneye yatışlara yol açabileceğini düşünenlerin oranı %45,7. Ancak "emin değilim" diyenlerin oranı %43,4 ile neredeyse aynı seviyede. Kadınlarda "RSV hastane yatışlara yol açabilir" diyenlerin oranı %49,6 iken, erkeklerde bu oran %40,7. Erkeklerde hiç duymadım diyenlerin oranı ise %71,7. Bu durum, cinsiyete göre algının nasıl değiştiğini ortaya koyuyor.
Eğitim düzeyi yükseldikçe RSV farkındalığı artıyor. Lisansüstü eğitim alan kişilerin %58,6’sı RSV’yi bildiklerini belirtirken, lise mezunlarında bu oran %7,7’ye düşüyor. Ancak, farklı eğitim gruplarında bile aşıya yönelik kararsızlık dikkat çekiyor. Çocuk sahibi olmanın, RSV farkındalığını artırmadığı da gözlemleniyor. Çocuk sahibi olanların %69'u "RSV’yi hiç duymadım" derken, çocuk sahibi olmayanlarda bu oran %65,6.
Prof. Dr. Malhan, "Bilgi boşluğu kapanmadan risk yönetilemez," diyerek, RSV hakkında toplumsal farkındalığın ve doğru bilgilendirme çalışmalarının artırılmasının önemine dikkat çekti. Özellikle bebekler ve risk gruplarında RSV’ye yönelik bilgiler, hem ailelerin hem de sağlık sisteminin yükünü azaltmak için kritik öneme sahiptir.