Son yıllarda, hem uluslararası düzeyde hem de Türkiye'de ödeme ve tahsilat sistemlerinde önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) 2024 öngörülerine göre, Türkiye’de kartlı ödeme tutarının yaklaşık 15 trilyon TL seviyesine ulaşması bekleniyor. Kredi kartı sayısının 129 milyonu, POS cihazlarının sayısının ise 1,7 milyonu aşması, işletmelerin nakit akışlarını daha öngörülebilir ve esnek yönetme ihtiyacını artırıyor. Tek bir ödeme yöntemine bağlı kalmak yerine, kartlı ödemeler, Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS), ticari kredi kartı ve alternatif finansman çözümlerinin bir arada değerlendirilmesi önem kazanıyor. Özellikle bayi ve alt bayi yapılanmasına sahip şirketler, kredi kartıyla tahsilat ve DBS ile güvence altına alınan tahsilat modellerini bir arada kullanarak finansal kontrolü artırma yoluna gidiyor. Farklı ödeme kanallarını aynı anda kullanabilen şirketler, Açık Bankacılık altyapıları sayesinde farklı bankalardaki hesap ve hareketlerini tek bir platform üzerinden izleyebiliyor; böylece nakit pozisyonlarını daha bütüncül bir şekilde takip ederek finansal kararlarını daha sağlıklı bir biçimde alabiliyorlar.
Bu çoklu yapının beraberinde getirdiği yönetim karmaşıklığına dikkat çeken Octet Türkiye Kurucu Ortağı ve CPO’su Zeynep Bulut, "Farklı kanalların farklı sistemler üzerinden takip edilmesi, finans ekipleri için operasyonel yükü ve veri kaybı riskini artırıyor. Bu durum, ekiplerin zamanını manuel takip, mutabakat ve veri konsolidasyonu gibi süreçlere harcamasına neden oluyor. Ödeme orkestrasyonu, tüm ödeme ve tahsilat araçlarını tek bir çatı altında toplayarak işletmelere merkezi bir kontrol alanı sunan yeni bir yaklaşım olarak öne çıkıyor" şeklinde konuştu.
Bulut, ödeme orkestrasyonunun 2026 yılında neden kritik bir rol üstleneceğini ise şöyle açıkladı: "İşletmeler, yalnızca daha fazla ödeme seçeneği sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bu seçenekleri kendi nakit döngülerine uygun şekilde yönetmek istiyor. Satıcılar, alacaklarını en kısa sürede tahsil etmeyi; alıcılar ise ödemelerini kendi finansal planlarına göre vadelendirmeyi hedefliyor. Ödeme orkestrasyonu, bu iki ihtiyacı aynı anda karşılayabilen esnek bir yapı sunuyor."
Bulut, "2026 yılında sektörde fark oluşturacak unsur, ürün sayısından çok bu ürünlerin birbiriyle ne kadar uyumlu çalıştığı ve işletmeye ne kadar görünürlük sağladığı olacak. Çoklu ürün altyapısı, merkezi raporlama ve tek platform üzerinden yönetim, şirketlerin finansal karar alma süreçlerinde belirleyici hale gelecek" dedi.
Bugün birçok yapının yalnızca POS altyapısı üzerinden çözüm sunduğuna dikkat çeken Bulut, "Biz ürünler arasında gerçek bir orkestrasyon sağlıyoruz. Sanal POS, Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS), Master Merchant ve Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS) gibi çözümlerin birbirinden bağımsız olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu sistemlerin entegre ve senkronize çalışması, işletmelere bütüncül bir finansal yönetim imkanı sunuyor ve ödeme tarafında parçalı çözümlerin ötesine geçerek farklı bir konumlanma oluşturuyor" şeklinde konuştu.
Veri odaklı finansal yönetim yeni standart haline geliyor
Bulut, sözlerini şöyle tamamladı: "2026’da ödeme sistemleri yalnızca bir işlem altyapısı değil, aynı zamanda karar destek mekanizması olarak konumlanacak. Veriyi doğru okuyan, müşteri ihtiyacına göre esneyebilen ve uçtan uca yönetim sunan çözümler, işletmeler için rekabet avantajı oluşturacak. Artan dijitalleşme, regülasyonların olgunlaşması ve işletmelerin değişen beklentileri, ödeme sistemlerinde orkestrasyon odaklı bir yapıyı kaçınılmaz kılıyor. Gerçekleştirdiğimiz teknolojik geliştirmeler ve yönlendirme setleri sayesinde işlem süremizi yüzde 75 oranında iyileştirdik; başarılı işlem oranımızı ise yüzde 25 seviyesinde artırdık. Octet Türkiye olarak ödeme ve tahsilat çözümlerini tek bir ekosistemde buluşturan yaklaşımımızla şirketlerin 2026 ve sonrasında daha öngörülebilir, esnek ve verimli bir nakit akışı yönetimi kurmalarına katkı sağlamayı hedefliyoruz."
Müşteri ihtiyaçlarını okuyan ürün mimarisi öne çıkıyor
Yapılan açıklamaya göre, Octet Türkiye’nin Sanal POS, DBS, Master Merchant, Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS) ve NFC tabanlı çözümleri, alıcı ve satıcı tarafının farklı beklentilerini aynı ekosistem içinde buluşturan tamamlayıcı bir yapı sunuyor. Bu yapı, şirketlerin hem tahsilatlarını hızlandırmasına hem de ödeme vadelerini daha kontrollü bir şekilde planlamasına imkan tanıyor.
