Doç. Dr. Başak Bayram, İzmir'in bir liman kenti olması dolayısıyla 1900'lü yıllarda bulaşıcı hastalıkların ciddi bir sorun teşkil ettiğini vurguladı. Bu eski gasilhaneler, halk sağlığını koruma amacıyla inşa edilmiş önemli mimari yapılar olarak öne çıkıyor. İlk başta tebhirhane olarak kullanılan yapılar, daha sonra Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı'na devredilerek gasilhane olarak hizmet vermeye başladı. 40 yıldan fazla bir süre boyunca İzmir’in en büyük gasilhanesi olarak görev yaptı ve içerisinde iki adet morg da barındırıyor.
Ülkemizde meydana gelen büyük afetler, morgların önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Gasilhane ve morglar, Eşrefpaşa Hastanesi tarafından sürekli olarak hazır tutuluyor. Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı, Zeytinlik hizmet binasında yeni gasilhaneler açarak aktif hizmet sunmaya devam ediyor. Eşrefpaşa Hastanesi olarak, bu alanı rezerv alanı olarak koruma altına aldıklarını ifade etti.
Binaları çevreleyen alan, çeşitli hizmetler sunmaya devam ediyor. Geçen yıl Eşrefpaşa Hastanesi tarafından kurulan Ambulans Birimi, dört Acil Yardım ve dört Nakil Ambulansı olmak üzere toplam sekiz ambulans ile 24 saat hizmet veriyor. Bayram, ambulans servisi aracılığıyla bir yıldan kısa bir süre içinde 1600'den fazla müdahalede bulunulduğunu belirtti. Ayrıca, Evde Bakım Birimi, Tire'den Dikili'ye kadar İzmir'in dört bir yanında hizmet sunuyor. Gasilhane binalarının bulunduğu bahçeden ve hastanenin otoparkından günlük olarak 28 ile 32 arasında araçla hizmet sağlanıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı ile birlikte düzenlediği projeler kapsamında, kadın üreme sağlığına yönelik bilgilendirme faaliyetleri gasilhane binalarında gerçekleştiriliyor. Bayram, bu alanlarda ambulans ihtiyacı için bir çağrı merkezi bulunduğunu ve burada personelin dinlenme ile malzeme depolama alanlarının da yer aldığını ifade etti. Ayrıca, binada halk için eğitim faaliyetleri düzenlemeyi ve bazı idari birimler için alanlar oluşturmayı planladıklarını sözlerine ekledi.