Belgeselin yapım süreci yaklaşık üç ay sürdü ve "digitİZMir: Sonic Shore" adıyla tamamlandı. Yönetmenlik, görüntü yönetmenliği ve kurgusu Sevcan Sönmez tarafından gerçekleştirilen film, müzik ve yapımcılık görevini ise Mehmet Can Özer üstlendi. İzmir’in çeşitli bölgelerinde kapsamlı ses ve görüntü kayıtları alındı. Çekimler, sokaklardan sahil hattına, park alanlarından mahallelere kadar kentin birçok noktasında gerçekleştirilerek, zengin bir görsel ve işitsel deneyim sunmayı amaçladı. Belgesel, Yaşar Üniversitesi akademisyenleri tarafından hazırlandı ve şehir sesleri ile görüntülerinin üst üste bindirilmesiyle katmanlı bir İzmir deneyimi oluşturulması hedeflendi. Bu yaklaşım, izleyicilere hem gerçek hem de duyusal bir şehir atmosferi sunuyor. Deniz ve doğa sesleri, kuş cıvıltıları, eski yerleşimlerdeki yankılar ve gündelik hayatın uğultusu, belgeselin en belirgin işitsel unsurları arasında yer aldı.
Festivalin Anlamı
Belgesel, İzmir’de on yıl boyunca düzenlenen digitİZMir Uluslararası Elektroakustik Müzik Festivali’nde gösterilerek, festivalin hafızasını oluşturuyor. Besteci Mehmet Can Özer tarafından düzenlenen bu festival, Türkiye’de elektroakustik müzik alanında en özgün etkinliklerden biri olarak öne çıkıyor. Festival süresince Türkiye'den ve dünyanın farklı ülkelerinden sanatçılar, besteciler ve akademisyenler İzmir’de bir araya gelerek konserler, atölyeler ve söyleşiler düzenliyor. Film, İzmir Fransız Kültür Merkezi, Goethe-Institut ve Yaşar Üniversitesi’nin destekleriyle hazırlandı ve ilk gösterimini İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleştirerek, İzmirli izleyicilerle buluştu. "digitİZMir: Sonic Shore", yalnızca bir festivalin hikâyesini anlatmakla kalmayıp elektroakustik müzik ile bir kentin sesi arasındaki ilişkiye odaklanan deneysel bir sinema çalışması olarak dikkat çekiyor.
