İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Körfez’deki deniz marullarını temizlemek amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Özellikle İnciraltı ve Bostanlı kıyılarında yoğun olarak görülen deniz marulu oluşumu, çevre koruma kapsamında düzenli olarak toplanarak hem çevresel etkilerin azaltılması hem de kötü koku oluşumunun önlenmesi hedeflenmektedir. Uzmanlar, bu sorunun yalnızca kıyılarda görülen yüzeysel bir mesele olmadığını vurgulayarak, kirliliğin önemli bir kısmının Gediz Nehri Havzası’ndan kaynaklandığını ifade ediyor. Yapılan saha çalışmalarında, Mavişehir ile Foça arasında 4 milyon metrekarelik bir alanın deniz marulu ile kaplandığı tespit edilmiştir.
Gediz Nehri'nin Etkisi
İZSU ve Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ), her ay Gediz Nehri’nden su örnekleri alarak analiz raporları hazırlamaktadır. Çalışmanın bilimsel koordinasyonunu üstlenen Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz Nehri’nin Murat Dağı'ndan başlayarak Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir'den geçerek Ege Denizi’ne ulaştığını hatırlatmakta. Bu süreçte oluşan her türlü atığın Gediz’e karıştığını belirten Kurucu, "Gediz Nehri ve yan dereleri, Körfez’i kirleten önemli kaynaklardan birisidir. Kirliliğin kaynaklarına baktığımızda, tarımsal, sanayi ve evsel atıkların etkili olduğunu görebiliyoruz." ifadesini kullanmıştır. Ayrıca, nehrin tarihsel akışının değiştiğine ve eski yatağının hâlâ aktif olduğuna dikkat çekmiştir.
Çevresel Riskler
Deniz marullarının parçalanma sürecinin ciddi riskler taşıdığına değinen Prof. Dr. Taşkın, "Deniz marulu hızlı bir şekilde büyüyüp, kısa bir sürede ölüp parçalanarak çürümektedir. Bu süreç, ortamdaki oksijenin tüketilmesine yol açarak oksijensizlik oluşturmakta ve bu durum su kalitesinin bozulmasına neden olmaktadır." demektedir. Oksijensizlik, deniz canlıları için büyük bir tehdit oluşturarak, canlıların ortamı terk etmesine veya yaşamlarını yitirmesine neden olmaktadır.
Kalıcı Çözüm İçin Gediz'in Temizlenmesi Gerekiyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin yürüttüğü temizlik çalışmalarının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Ergün Taşkın, bu uygulamanın geçici bir çözüm sunduğunu belirtmektedir. "Kıyılarda yapılan temizlikler, çürümeyi ve kokuyu azaltır; ancak sorunun kaynağını çözmez. Gediz Havzası’nın temizlenmesi, kalıcı bir çözüm için şarttır. Şehirsel, endüstriyel ve tarımsal kirliliğin kontrol altına alınması gerekmektedir." diyerek, kirliliğin önlenmesi için daha kapsamlı önlemler alınması gerektiğini ortaya koymuştur.
