Akşam saatlerinde Giresun’un Eynesil ilçesinde arı kovanlarını kapatıp kiraladıkları kamyona yükleyen arıcılar, gece boyunca süren yolculuğun ardından sabah saatlerinde Erzurum’daki yaylalara ulaştı. Arı kolonilerini yeni sezon için uygun alanlara yerleştiren Emin Çoban, yıllardır aynı heyecanla yollara çıktıklarını belirtti.
1994 yılından beri arıcılık yaptığını ifade eden Çoban, arıcılığa birkaç koloniyle başladığını belirterek, "Yıllar içerisinde büyüttük. Özellikle son 5 yıldır Erzurum’a geliyoruz. Daha önce Bayburt tarafına gidiyorduk ancak Erzurum’daki çiçek çeşitliliği daha fazla olduğu için burayı tercih ediyoruz. Burada bin çeşit çiçek var diyebiliriz. Şeker katkılı bal üretmiyoruz. Doğal bal üretimi için yüksek rakımlı yaylaları tercih ediyoruz. Bu yıl havaların soğuk gitmesi nedeniyle Erzurum’a biraz geç geldik. Yeşilyayla ile Umudum bölgesinde kendi satın aldığımız araziye arılarımızı yerleştireceğiz. Erzurum’da yaklaşık bir ay kaldıktan sonra güçlü kolonileri komar ve kestane balı için yeniden Karadeniz’e götüreceğiz. Kestane balı hasadının ardından tekrar Erzurum’a döneceğiz. Sezonu Tortum yolu üzerindeki yaklaşık 2 bin 100 metre rakımlı Karagöbek bölgesinde tamamlayacağız" dedi.
Son yıllarda iklim şartlarının arıcılığı olumsuz etkilediğini dile getiren Çoban, "2023 yılından sonra istediğimiz verimi alamadık. Yoğun bal akımı en son 2023 yılında yaşandı. Yağışlı havalarda kekikten, güneşli havalarda ise geven bitkisinden verim alıyoruz. Ancak çoğu zaman masrafımızı çıkarabiliyoruz. Şekersiz bal ürettiğimiz için kolonilerde ortalama 10 kilo civarında bal oluyor. Güçlü sezonlarda bu miktar 20-30 kiloya kadar çıkabiliyor. Vatandaş gerçek balı artık ayırt ediyor. Bizi bilen müşterilerimiz balımıza güveniyor. Bu nedenle müşteri sıkıntısı yaşamıyoruz" ifadelerini kullandı.
Arıcılığın büyük emek ve sabır gerektirdiğini vurgulayan Çoban, gece yapılan yolculukların oldukça yorucu geçtiğini belirterek, "Akşam Eynesil’den çıkıp sabah Erzurum’a ulaşıyoruz. Yorucu oluyor ama bu iş sevmeden yapılmaz. Kimisi balık tutmayı sever, kimisi gezmeyi. Ben hem gezmeyi hem arıcılığı seviyorum. İnsan önce arıya ve arıcılığa aşık olmalı. Bu iş bir aşk meselesi" diye konuştu.
