Kastamonu'da 21 Ağustos 2025 tarihinde meydana gelen kazada, 16 yaşındaki Yağmur Pehlivanlı'nın hayatını kaybetmesi, ailesinin büyük üzüntüsüne neden oldu. Edinilen bilgilere göre, genç kız, Saraçlar Mahallesi'nde yolun karşısına geçmeye çalışırken R.N.V. isimli sürücünün kullandığı otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Aile, bilirkişi raporunda kızlarının "tam kusurlu" olarak gösterilmesini kabul etmedi. Acılı baba Alp Pehlivanlı, olayın güvenlik kameralarıyla kaydedildiğini ve bu görüntülerde kızlarının haksız yere suçlandığını savundu. Pehlivanlı, "Görüntüleri incelediğimizde kamuoyunu ve kendimizi nasıl yanıltıldığımızı anladık. Kızımızın suçu yok. Dikkatsiz ve hızlı bir sürücünün çarpması sonucu hayatını kaybetti" dedi.
Baba Pehlivanlı, kazanın olduğu yerde ilk anlatımın gerçeği yansıtmadığını savunarak, kızının refüjden indiği anda değil, 4. adımını attığında çarpıldığını ileri sürdü. Ayrıca, kazanın meydana geldiği yerin, belediye imar planlarında bir kavşak olarak geçtiğini ve sürücünün hızını burada azaltması gerektiğini belirtti. Olay yeri incelemesinin eksik yapıldığını öne süren Pehlivanlı, "Olay yerinde yeterli fotoğraflama ve işaretleme yapılmadı. Araç, durduğu yerden bile tam olarak durmamıştı. Raporlarda sadece çocuğun uyması gereken kurallar vurgulandı. Sürücünün hızıyla ilgili neredeyse hiç bilgi yok" şeklinde konuştu.
Adli raporlara da tepki gösteren Pehlivanlı, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun hızın 76 ila 83 kilometre arasında olduğunu tespit ettiğini, Hacettepe Üniversitesi'nden gelen raporun da 80'in üzerinde bir hız belirttiğini ifade ederek, buna rağmen kusurun kızına verildiğini iddia etti.
Yağmur Pehlivanlı'nın annesi Esin Terzi Pehlivanlı, adalet arayışında yalnız bırakıldıklarını dile getirdi. Anne Pehlivanlı, "Şu yolu bir anneye en az on kez koşturdular. Kızım benden daha uzun bir çocuktu. En ufak bir haksızlık olmasın diye Yağmur’la aynı ayakkabıyı giydim. Gece gündüz bu ağaçların aralarını ölçtüm, parke taşlarını saydım, yaya geçidini ölçtüm. Bunları ben mi yapmak zorundaydım?" ifadelerini kullandı.
Kızının adının yalnızca bir kazayla anılmasını istemediğini belirten anne Pehlivanlı, "Hiçbir sonuç kızımı geri getirmeyecek, bunu biliyorum. Ama Yağmur'un yıllar sonra 'bir kız çocuğu çarpılmıştı' diye anılmasını istemiyorum. Kızımın adaletinin teslim edilmesini istiyorum. Ben bir anne olarak 7 aydır bu acıyı yaşıyorum" dedi. Kazaya ait görüntüleri tekrar tekrar izlemek zorunda kaldığını söyleyen Pehlivanlı, "İnsanlar filmleri tekrar tekrar izler. Ben çocuğumun çarpılma anını saniye saniye izledim. Ne kadar sürüklendiğini izledim. Ambulansta yanındaydım" diye konuştu.
Olay yerindeki eksikliklere de dikkat çeken anne Pehlivanlı, "Otobüs orada duruyordu. Herkes ilk çarpma anını görüyordu ama polis gelene kadar işaretleme yapılmadı. Bir tebeşirle bile işaret konulabilirdi ama yapılmadı. Ben yasımı yaşamak istiyorum ama buna bile izin verilmedi. Daha dava bile açılmadı. 7 aydır bununla uğraşıyoruz" dedi.
Ailenin avukatlarından Hakan Marangoz, hukuki sürecin henüz tamamlanmadığını belirterek, soruşturmanın sürdüğünü söyledi. Marangoz, "Bu olayla ilgili henüz hukuki süreç bitmiş değil. Soruşturma devam ediyor. Biz de bunu yakından takip ediyoruz. Bu ailenin feryadına, adalet arayışına herkesin destek vermesini bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Genç bir kız çocuğunun trafik kazasında hayatını kaybettiğini vurgulayan Marangoz, adaletin yalnızca aile için değil, olayın diğer tarafı için de önemli olduğunu belirtti. Marangoz, "Adalet dediğimiz kavram toplumları ayakta tutan en önemli anlayıştır. Bundan hiç kimse müstesna değildir. Adaletin yerine gelmesi, insanların buna inanması ve vicdanların rahatlaması sadece bu aile için değil, olayın diğer tarafında yer alanlar için de önemlidir" şeklinde konuştu.
Ailenin bir diğer avukatı Melda Yanbalak, Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçeyle başvurma kararı aldıklarını açıkladı. Dosyada 2 Adli Tıp Kurumu raporu bulunduğunu belirten Yanbalak, bu raporlarda hukuka aykırı buldukları hususları dilekçelerinde detaylı şekilde ortaya koyduklarını ifade etti. Yanbalak, olay yerinde keşif yapılmadığını, mağdurun hayatını kaybettiği noktada fotoğraf çekilmediğini ve işaretleme yapılmadığını belirterek, raporun eksik bir kroki üzerinden hazırlandığını savundu. Söz konusu rapora itiraz edeceklerini ve keşif talebinde bulunacaklarını aktardı.
Adli Tıp Kurumu raporlarında kazanın sürekli sol şeritte gerçekleştiğinin belirtildiğini kaydeden Yanbalak, şüphelinin beyanında da kazanın sol şeritte olduğunun, ardından sağ şeride direksiyon kırıldığının yer aldığını aktardı. Yanbalak, sundukları video kayıtlarında ise kazanın sağ şeritte gerçekleştiğinin açıkça görüldüğünü öne sürerek, tüm bu hususların yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini söyledi.
