Kayseri'de, düğünlerde takılan altın ve takıların geri alınmaması durumunda yasal süreçlerin başlayabileceği ifade edildi. Avukat Tevfik İmamoğlu, akrabasının düğününde takılan altının geri dönmemesi üzerine icra takibi başlatan bir vatandaşın yaşadığı süreci örnek gösterdi. Edinilen bilgilere göre, bu kişi, Genel İcra Dairesi aracılığıyla icra takibi başlattı. Ödeme emrinin, geçmişte takılan çeyrek altının güncel piyasa değeri üzerinden tahsil edilmesi talep edildiği öğrenildi. Tebligatı alan akrabası, yasal süre içerisinde itirazda bulunmadığı için borç kesinleşti. Bu süreç sonunda, başvuru sahibi altın bedelini tahsil etti.
İmamoğlu, geçmişte benzer olayların yargı kararlarına konu olduğunu belirtti. Yargıtay’ın bu tür durumlarda genel eğiliminin, düğünlerde takılan paraların ve altınların karşılıksız kazandırma niteliği taşıdığı yönünde olduğunu ifade etti. Ancak bazı yerel mahkeme kararlarının, takılan altınlarda bir karşılık beklentisi olduğu ve iade edilmesinin beklendiği yönünde olduğunu ekledi. Bu durum, örtülü bir borç ilişkisinin doğabileceği anlamına geliyor. Sonuç olarak, Yargıtay kararlarında bir içtihat birleşmesi bulunmadığına dikkat çekti.
İmamoğlu, vatandaşların bu tür durumlarda ilamsız icra takibi başlatmalarının mümkün olduğunu ifade etti. Olayda, kesinleşen bir icra takibi bulunduğu için borçlu tarafın itiraz etmemesi nedeniyle, durum mahkemeye taşınmamış durumda. Bu nedenle, yargı kararı bulunmamakta. Vatandaşların geri alamadığı altınlar için ilamsız icra takibi yapmalarında herhangi bir engel yoktur. Ayrıca, düğün günü kuyumcudan alınan altınların, kameralar önünde takılması veya tanıkların bulunmasının, ilerleyen süreçlerde delil niteliği taşıyabileceği vurgulandı. Bu konulara dikkat edilmesi gerektiği ifade edildi.
