Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi tarafından kabul edilen son Türkiye raporuna ilişkin olarak çeşitli açıklamalarda bulundu. Bu raporda Kıbrıs Türk halkına yönelik yapılan değerlendirmelerin, KKTC tarafından büyük bir hayret ve üzüntüyle karşılandığını belirten Üstel, raporda Türkiye’nin Kıbrıs Türklerine “adanın meşru bir topluluğu” olarak hareket alanı tanıması gerektiği ifadesinin, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının iradesine müdahale ettiği yönünde bir ima taşıdığını ifade etti. Üstel, bu yaklaşımın tarihsel gerçeklerle örtüşmediğini ve kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Kıbrıs Türk halkının, kendi devletine, demokratik kurumlarına ve özgür iradesine sahip bir halk olduğunu vurgulayarak, halkın seçimlerini özgürce yaptığını ve demokratik haklarını baskı altında kalmadan kullandığını belirtti. Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğinin ise bir müdahale değil, tarihi ve kültürel bağların yanı sıra garantörlük sorumluluğunun doğal bir sonucu olduğunu vurguladı.
AB’ye Eleştiriler
Üstel, raporda Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in girişimlerine atıf yapılarak çözüm müzakerelerinin yeniden başlatılması beklentisinin dile getirildiğini ve Avrupa Komisyonu’na özel temsilci atanması çağrısının yapıldığını ifade etti. Ancak, bu çağrının Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki haklı duruşunu göz ardı ettiğini belirtti. Türkiye’nin rolüne dair raporda yer alan ifadelerin gerçeklikten uzak olduğunu ve tek taraflı suçlamaların bulunduğunu dile getiren Üstel, ara bölgede yaşandığı iddia edilen olayların yalnızca tek taraflı anlatımlarla rapora yansıtıldığını belirtti. Bu durumun tarafsızlık ilkesine gölge düşürdüğünü ifade etti. Ayrıca, raporda Türkiye’ye asker çekme çağrısı yapılmasının ve adadaki mevcut gerçekliklerin “işgal” söylemi üzerinden değerlendirilmesinin, 1963’ten bu yana Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı saldırılar ve güvenlik ihtiyaçlarının tamamen göz ardı edilerek hazırlandığını vurguladı. Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin tartışma konusu olamayacağını belirten Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki haklı duruşlarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Bu tür raporları kabul etmediklerini bir kez daha dile getiren Üstel, Avrupa Birliği kurumlarını Kıbrıs meselesine daha adil, dengeli ve gerçekçi bir şekilde yaklaşmaya ve Kıbrıs Türk halkının haklarına, iradesine ve eşit statüsüne saygı göstermeye davet etti.
