Kilis'te yaşayan taksici Mehmet Ali Arslan, 3 yıl önce boyun fıtığı nedeniyle Kilis Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Devlet Hastanesi'nde ameliyat oldu. Ancak, bu operasyon sonrasında yaşamı tamamen değişti. Arslan, sağlık durumu hakkında yeterli bilgi verilmeden gerçekleştirilen ameliyatların ardından felçli hale geldiğini ifade etti. İlk ameliyatın ardından kollarını ve bacaklarını hissetmediğini belirten Arslan, bu durumun narkozun etkisi olduğu yönünde bilgilendirildiğini aktardı. Ancak, ilerleyen süreçte omurilikte kanama olabileceği nedeniyle ikinci bir ameliyata alındı. Durumunun düzelmemesi üzerine, bir kez daha ameliyat edilmek zorunda kaldı.
İkinci ameliyat öncesinde anestezi uzmanının, kan şekerinin yüksek olduğunu belirterek riskli bir durum olduğuna dikkat çektiğini ifade eden Arslan, buna rağmen ameliyatın gerçekleştirildiğini iddia etti. Ameliyat sonrası kendisine, sinirlerdeki sorunun geçici olduğu ve altı ay içinde düzelebileceği söylendi. Arslan, 17 gün hastanede kaldığını ve bu süre zarfında etkili bir tedavi uygulanmadığını kaydetti. Başlangıçta hukuki bir süreç başlatmadığını, ancak hastane ve doktorun ilgisizliği nedeniyle yasal yollara başvurduğunu belirtti.
Yaklaşık bir buçuk yıl özel fizik tedavi aldığını, ancak maddi imkânlarının tükendiğini ifade eden Arslan, devletten maddi destek istemediğini, sadece düzenli fizik tedavi talep ettiğini dile getirdi. Üç aydır fizik tedavi almadığını ve iki çocuğuna bakmakta zorlandığını vurguladı. Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen ve Vali Yardımcısı Murat Bey'in süreçte kendisiyle ilgilendiğini belirterek teşekkür etti. Ayrıca, sağlık alanındaki hukuki süreçlerin daha kısa sürede sonuçlanması gerektiğini ifade etti.
Mehmet Ali Arslan’ın eşi Kübra Arslan, eşinin durumunu daha iyi hale getirmek için Ankara Şehir Hastanesi’ne götürdüklerini ve burada omurilik felci tanısı konulduğunu söyledi. Üç ay süresince tedavi gördüklerini aktaran Kübra Arslan, bu süreçte evde bakım eğitimi aldıklarını belirtti. İki çocuklarından aylarca ayrı kaldıklarını ve eşinin hastaneye yürüyerek girdiğini, engelli olarak çıktığını ifade ederek bu durumun kendilerini en çok üzen tarafı olduğunu belirtti.
Hukuki sürecin devam ettiğini ifade eden Kübra Arslan, soruşturma izni verilmemesi üzerine itiraz ettiklerini belirtti. Eşinin şu anda yüzde 97 engelli olduğunu ve fizik tedavi sayesinde kollarında kısmi hareketliliğin oluştuğunu ancak sağ elini hala kullanamadığını, sol elinde ise sadece iki parmağını hareket ettirebildiğini dile getirdi. Kilis'te yatılı fizik tedavi olanaklarının yetersizliği nedeniyle büyük zorluklar yaşadıklarını sözlerine ekledi.