Kırıkkale'de okul müdürü olarak görev yapan Nurcan Şarlayan, 28 Şubat döneminde yaşadığı zorlukları ve baskıları aktardı. 57 yaşındaki Şarlayan, hem üniversite yıllarında hem de meslek hayatında başörtüsü nedeniyle çeşitli engellerle karşılaştığını belirtti. O dönemde eğitim hakkının kısıtlandığını ve başörtüsü nedeniyle çeşitli derslere alınmadığını ifade eden Şarlayan, yaşadığı sıkıntıları İHA muhabirine anlattı. Üç çocuk annesi olan Şarlayan, yaşadığı ağır baskıların sadece eğitim hayatıyla sınırlı kalmadığını, meslek yaşamını da olumsuz etkilediğini aktardı.
Üniversite Yıllarında Yaşanan Zorluklar
Şarlayan, üniversite yıllarında bazı derslere alınmaması ve yok yazılması gibi durumların kendisini zorladığını ifade etti. "Bu süreci hala hatırladığımızda içimiz sızlıyor" diyen Şarlayan, "Müslüman bir ülkede böyle bir hakkımızın olduğunu düşünüyorduk. Fakat meslek hayatına adım attığımızda bunun mümkün olmadığıyla karşılaştık" şeklinde konuştu. Bu süreçte, başörtüsü ile mesleği arasında tercih yapma zorunluluğu ile karşı karşıya kaldığını vurgulayarak, eğitim hakkının kısıtlanmasının kendisi ve arkadaşları üzerinde derin yaralar açtığını belirtti.
Baskılar ve İstifa Süreci
Meslek hayatında yaşadığı baskıları da paylaşan Şarlayan, okula girmesi konusunda yaşadığı zorlukları aktardı. "Bir dönem müdürün, okulun bahçe kapısında 'başını açacaksın' demesi gibi durumlarla karşılaştım. Görevden alınma ya da istifa etme seçeneği sunuldu" dedi. Müfettişin kendisine, "İnancım gereği bu şekilde bulunuyorum" dediğinde, kendisinin başka bir çare bulamadığını belirtti. Dosyasının kaybolduğunu ve bu süreçte uzun süre beklemek zorunda kaldığını açıkladı.
Ailesinin Etkilenmesi
Yaşanan bu süreç, ailesini de derinden etkiledi. "Bebeğimiz dünyaya geldi, ancak yaşanan sıkıntıların etkisiyle onu kaybettik" diyen Şarlayan, birçok arkadaşının da bu süreçten olumsuz etkilendiğini ifade etti. "İstifa etmek zorunda kaldım. Görevden alınma yazısı verilmediği için 'ailevi nedenler' denildi. Nihayetinde 'Dünya sizin olsun, Allah’ın rızası bize yeter' diyerek istifa ettim" dedi.
Kitapların Yasaklı Olması
Şarlayan, o dönemde Allah’ın isminin geçtiği kitapların bile soruşturma konusu yapıldığını ifade etti. "O dönem çocuklarla sohbet ettiğimiz kitapları kütüphanede tutamıyordum. Allah’ın esmalarını anlatan kitaplarım vardı, ancak onları kütüphanede bulundurmam mümkün değildi" şeklinde konuştu. Bu durumun eğitim hayatındaki olumsuz etkilerinin yanı sıra, çocuklara güzel bir Ramazan ortamı sunan mevcut duruma kıyasla büyük bir değişim sağladığını belirtti. Şarlayan, eğitimdeki bu olumsuzlukların günümüzdeki gelişmelerle kıyaslandığında bir nebze olsun geride bırakıldığını düşündüğünü sözlerine ekledi.