İngiltere'de ABD'li milyarder Jeffrey Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle gözaltına alınan eski prens Andrew Mountbatten-Windsor, serbest bırakıldı. Thames Valley Polisi, 66 yaşındaki Andrew'un serbest bırakıldığını ve soruşturmanın devam ettiğini bildirdi. Ayrıca, Andrew'un Norfolk'taki adresinde yapılan aramanın sona erdiği, Berkshire'daki adresinde ise aramanın sürdüğü ifade edildi.
Hukuk Süreci Devam Ediyor
İngiltere Kralı III. Charles, Andrew'un gözaltına alınmasının ardından yaptığı açıklamada, "Andrew Mountbatten-Windsor hakkındaki kamu görevinde usulsüzlük şüphesiyle ilgili haberleri büyük bir endişeyle öğrendim. Bu meseleyi yetkili merciler tarafından soruşturulması için uygun bir süreç başlayacaktır. Ailem ve ben, görev ve hizmetimize devam edeceğiz" dedi.
Andrew’un Epstein ile olan bağlantıları, gizli belgelerde ortaya çıktı. ABD Adalet Bakanlığı, Epstein ile bağlantılı 3,5 milyon sayfa belge yayınladı. Bu belgelerde, Andrew'un Epstein'a gizli bilgileri ilettiği ve çeşitli ziyaretlerle ilgili raporları paylaştığı bilgisi yer aldı. Ayrıca, gizli yatırım fırsatlarının da Epstein’a aktarıldığı belgelere yansıdı.
Uygunsuz İlişkiler Ortaya Çıktı
Belgelerde, Andrew'un Epstein'den 26 yaşında bir Rus kadınla tanıştırılma teklifi aldığı da yer aldı. Epstein ve Andrew'un Buckingham Sarayı'nda akşam yemeği yeme planları yaptıkları e-posta yazışmalarında dikkat çekti. ABD Adalet Bakanlığı'nın belgelerinde ayrıca, Andrew'un bir kadınla uygunsuz fotoğraflarının yayınlandığı bilgisi de yer aldı.
Andrew, 17 Ekim 2022'de, Jeffrey Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle York Dükü unvanından feragat ettiğini açıklamıştı. Andrew, "Benimle ilgili devam eden suçlamaların, Kraliyet Ailesi'nin çalışmalarını gölgelediği sonucuna vardık" ifadelerini kullanmıştı. Buckingham Sarayı, Andrew'un unvanının alındığını ve Windsor Kalesi'nden ayrılmasını talep etti.
Eski prens, 4 Şubat Çarşamba günü, Kraliyet ailesinin resmi konutu Windsor Kalesi’nden ayrıldı. Andrew, Epstein ile olan ilişkileri nedeniyle eleştirilerin odağı haline geldi ve bu süreçte monarşinin imajına zarar verdiği düşünüldü.