20 Temmuz 2025 tarihinde saat 19.30 sıralarında Bozburun Mahallesi Kocabahçe Koyu'nda demirli olan "Arda Deniz" adlı teknede, tura çıkan Arda Deniz Onat (20) ile İsviçreli üç kadın müşterinin misafirleri olan Sinan Yetkin, Selim Yetkin ve Coşkun Volkan Canfedai arasında bir tartışma meydana geldi. Kısa sürede kavgaya dönüşen bu olayda Arda Deniz Onat, başına aldığı darbe sonucu denize düştü. Babası Kenan Onat tarafından baygın bir şekilde sudan çıkarılan genç denizci, ihbar üzerine olay yerine gelen Sahil Güvenlik ekiplerine teslim edildi. Sahil Güvenlik botu ile Germe Limanı'na getirilen Onat, burada bekleyen sağlık ekiplerine ulaştırıldı. Hastaneye sevk edilen Arda Deniz Onat, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir soruşturma başlatıldı. Kavgada yaralanan Sinan Yetkin, Selim Yetkin ve Coşkun Volkan Canfedai ise Marmaris Devlet Hastanesi'nde tedavi edildikten sonra gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen üç şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Arda Deniz Onat’ın cenazesi ise 21 Temmuz 2025 tarihinde Bozburun’da gözyaşları arasında toprağa verildi.
Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Coşkun Volkan Canfedai ve Selim Yetkin hakkında "taksirle ölüme sebebiyet verme", Sinan Yetkin hakkında ise "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme" suçlarından dava açıldı. Sanıkların olay gününden bu yana tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Duruşma öncesinde Onat’ın ailesi, yakınları ve arkadaşlarından oluşan yaklaşık 300 kişi adliye bahçesinde toplandı.
Ölüm Nedeni Üzerine Tartışmalar
Tutuklu sanıkların SEGBİS üzerinden bağlandığı ve tanıkların dinlendiği duruşma sonrası Onat ailesinin avukatlarından Anıl Aba, dosyada yer alan raporların çelişkili olduğunu belirterek, ölümün kalp krizi sonucu gerçekleştiği iddiasını kabul etmediklerini ifade etti. Aba, otopsi raporlarında Arda Deniz Onat’ın kalp krizi geçirdiğini gösteren herhangi bir iz bulunmadığını belirterek, "Arda’nın kalp krizi sonucu öldüğünü gösteren ne otopsi raporlarında ne de bunu destekleyen başka bir raporda herhangi bir iz bulunmaktadır. Buna rağmen ölümün stres anında gelişen bir kalp krizi sonucunda gerçekleştiğini belirten bir rapor düzenlenmiştir" dedi.
Dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na gönderilmesini talep ettiklerini ancak mahkemenin otopsi raporu ile Adli Tıp Birinci İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki bulunmadığı gerekçesiyle taleplerini reddettiğini ifade eden Avukat Aba, bu konuda yeniden girişimde bulunacaklarını belirtti. Aba, Arda Deniz Onat’ın aldığı darbeler nedeniyle sersemleyerek denize düştüğü ve boğulma sonucu hayatını kaybetmiş olabileceğini savunarak, "Amacımız dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na gitmesi ve Arda’nın kalp krizi sonucu değil, aldığı darp nedeniyle sersemleyip denize düşerek boğulma sonucu hayatını kaybettiğinin ortaya konulmasıdır. Eğer bu durum ispatlanırsa olayın hukuki niteliği değişecektir" dedi.
Hukuki Mücadele Devam Ediyor
Ailenin diğer avukatı Alper Dağ da sanıkların ifadelerinde olayın kendi iradeleri dışında gerçekleşmiş gibi anlatıldığını vurguladı. Otopsi raporları ile Adli Tıp Kurumu değerlendirmeleri arasında çelişki bulunduğunu savunan Dağ, suç vasfının değişmesine ve daha ağır cezalar verilmesine yönelik hukuki girişimlerde bulunacaklarını dile getirdi. Dağ, sanıkların ifadelerinde üzgün ve pişman olduklarını dile getirdiklerini ancak bunun saldırı veya kavgaya iştirak ettiklerini kabul eden bir pişmanlık beyanı niteliği taşımadığını ifade etti.
Aile Sağlık Kontrollerini Vurguladı
Olay sırasında yanında olan ve adliyede yüzlerce kişi ile birlikte davayı takip eden Arda Deniz Onat’ın babası Kenan Onat, ailenin denizcilik yaptığını ve düzenli sağlık raporları aldıklarını belirterek, "Biz denizciyiz, sürekli sağlık kontrolünden geçiyoruz. Oğlumun herhangi bir kalp ya da sağlık sorunu yoktu" dedi.
Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, davayı 3 Nisan tarihine erteledi.
