Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, mevsim geçişlerinin alerjik yakınmaları artırdığını belirtti. Kıştan yaza ve bahardan yaza geçiş dönemlerinde farklı polen türlerinin etkisiyle alerjik belirtilerin hızla arttığını ifade etti.
Özlü, alerjilerin kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini ve semptomların hapşırma, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, öksürük, nefes darlığı ve gözlerde yaşarma gibi belirtilerle kendini gösterdiğini aktardı. Alerjik bünyeye sahip olan hastaların, mevsimsel değişikliklerle birlikte bu belirtileri daha yoğun bir şekilde deneyimlediklerini söyledi.
Mevsimsel alerjilerin genellikle polenlerle ilişkilendirildiğini belirten Özlü, ancak ev tozları ve fungusların da mevsimsel iklim koşullarına bağlı olarak alerjen yükünü artırabileceğini ifade etti. Bu durumun mevsimsel alerji semptomlarını etkileyebileceğini vurguladı.
Prof. Dr. Özlü, hastaların mevsim geçişlerinden 15-20 gün önce alerji tedavisine başlamalarının önemli olduğunu ve mevsim sona erdikten sonra tedaviye ara verebileceklerini kaydetti. Dışarıda polen alerjilerine maruz kalınmaması için, özellikle rüzgarlı günlerde dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. İç mekanlarda polen yükünden korunmanın önemli olduğunu belirten Özlü, dışarı çıkılması gerektiğinde filtreli maskelerin kullanılmasının faydalı olacağını ifade etti.
Alerji ve Enfeksiyon İlişkisi
Özlü, kıştan kalan viral enfeksiyonların etkisinin devam ettiğini, bazı semptomların alerji ve enfeksiyon kaynaklı olabileceğini açıkladı. Bu bağlamda enfeksiyonların alerjik reaksiyonları tetikleyebileceğini ifade eden Özlü, mevsimsel alerjilerin günümüzde daha uzun sürdüğünü ve yoğunluğunun arttığını belirtti. Küresel ısınmanın alerjen yükünü artırdığına ve maruz kalma süresini uzattığına dikkat çekti.
