Rize'de Doğa ve Suya Saldırılar Artıyor

Rize'de Derelerin Kardeşliği Platformu, hidroelektrik santrallerin doğaya yaptığı zararlara dikkat çekti. Platformun sözcüsü Ömer Şan, yıllardır süregelen saldırıların yaşam alanlarını yok ettiğini savundu.

Rize'de Doğa ve Suya Saldırılar Artıyor
Rize'de Derelerin Kardeşliği Platformu, hidroelektrik santrallerin doğaya yaptığı zararlara dikkat çekti. Platformun sözcüsü Ömer Şan, yıllardır süregelen saldırıların yaşam alanlarını yok ettiğini savundu.
Google News'te Abone Ol

Rize'de Derelerin Kardeşliği Platformu Sözcüsü Ömer Şan, yaptığı açıklamada doğanın ve su kaynaklarının hidroelektrik santraller (HES) tarafından yağmalandığını ifade etti. 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında, HES projelerinin doğa üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Şan, “Yıllardır yaşam alanlarımıza, doğamıza, sularımıza ve topraklarımıza vahşice saldırmaktan bıkmadılar. Bu süreç, tarihimiz ve geleceğimizle oynayarak bizi yurtsuzlaştırma çabasıdır” dedi.

Yasal Düzenlemelerin Etkisi

Şan, Türkiye'de çevre politikalarının baskı ve yıldırma ile şekillendiğini vurgulayarak, “Hükümet, çeşitli yasalar ve düzenlemelerle doğal yaşam alanlarımızı tehdit eden bir süreç yürütüyor” ifadelerini kullandı. Elektrik Piyasası Düzenleme Kanunu ve ÇED uygulamalarındaki değişikliklerin bu durumu pekiştirdiğini belirtti. Ayrıca, hukukun üstünlüğüne karşı sürdürülen baskı ve engellemelerin doğanın korunmasına yönelik mücadeleyi zayıflattığına dikkat çekti.

Şan, çevrecilerin “çapulcu” olarak yaftalanmasının yanı sıra, doğayı koruma mücadelesinin önemine vurgu yaparak, “Yılmadık, yılmıyoruz, yılmayacağız. Bu yılki Dünya Çevre Günü’nde de bu dik duruşumuzu yinelemek istiyoruz” dedi. Hem doğaya hem de insan yaşamına saygılı olan herkesi doğanın korunmasına destek vermeye çağırdı.

Doğal Varlıklar Tehdit Altında

Açıklamasında, iklim değişikliği ve çevresel sorunların giderek artan bir tehdit oluşturduğunu belirten Şan, doğal varlıkların geri dönüşsüz şekilde yok edildiğini ifade etti. “Vahşi kapitalizm, enerji bahanesiyle doğaya zarar veren projeleri hayata geçiriyor. Bu süreçte, doğasını korumaya çalışanlarla ekonomik çıkarlar arasında bir savaş var” dedi.

Su kaynaklarının yalnızca enerji kaynağı olarak görülmesine karşı çıkan Şan, suyun tüm canlıların yaşam hakkı olduğuna dikkat çekti. “Su, doğanın ayrılmaz bir parçasıdır ve hiçbir şekilde ticarileştirilemez. Suyun kullanımı ekolojik ve sosyal sürdürülebilirlik açısından dikkate alınmalıdır” şeklinde konuştu. HES projelerinin durdurulması gerektiğini vurguladı.

Karadeniz Bölgesi'nde HES Tehdidi

Ömer Şan, Karadeniz Bölgesi'nin HES şirketleri tarafından yoğun bir saldırı altında olduğunu belirtti. HES projelerinin su kaynaklarını tehdit ettiğini ve köylülerin suya ulaşmada zorluklar yaşadığını dile getirdi. “HÜKÜMET, bu projeler için gerekli yasal düzenlemeleri yapıyor ve halkın doğal kaynaklarını yağmalıyor” dedi. “Yeşil Yol Projesi”nin doğayı yok edeceğine dair endişelerini de dile getirdi. 5 Haziran, doğaya ve yaşam alanlarına sahip çıkma günü olarak anılacak.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin