Prostat büyümesi, idrar kanalının prostatın içinden geçtiğini hatırlatan Opr. Dr. Yıldırım tarafından açıklanan bilgilere göre, büyüme bu kanala baskı yaparsa belirtiler başlar. Eğer büyüme idrar akımını bozacak seviyeye ulaşırsa hastalık belirtileri ortaya çıkar ve bu durumda tedavi gerekliliği değerlendirilir. İyi huylu prostat büyümesi, yaşla birlikte neredeyse tüm erkeklerde görülmekte olup, erkeklerin yaklaşık yarısında tedavi ihtiyacı gelişmektedir. Ancak, bu durumun sadece yüzde 15’inde cerrahi müdahale gerekmektedir.
Tedavi Yöntemleri
Opr. Dr. Yıldırım, tedavinin her zaman ameliyat anlamına gelmediğini belirtti. Tedavinin ilk aşaması yaşam tarzı değişiklikleri olarak tanımlanmaktadır. Sıvı alımının dengelenmesi, beslenme düzeninin ayarlanması ve kabızlık durumunun giderilmesi, bu tedavinin temelini oluşturmaktadır. Bu aşamadan sonra ilaç tedavileri devreye girmekte; prostat dokusunu gevşeterek idrar kanalını rahatlatan ilaçlar ve hacim küçültücü tedaviler kullanılmaktadır. Ayrıca, bazı bitkisel içerikler de tedavi süreçlerinde yer alabilmektedir. Her prostat büyümesi tedavi gerektirmez ve gerektiğinde de her zaman cerrahiye başvurulmamaktadır.
Cerrahi Müdahale Kriterleri
Cerrahi tedavi kararı belli kriterlere göre verilmektedir. Opr. Dr. Yıldırım, işemenin yalnızca prostatla ilgili olmadığını, mesanenin kasılma gücü ve idrar kanalının durumunun da önemli olduğunu ifade etti. Bu nedenle, ameliyat öncesi bazı hastalarda mesane ve idrar kanalını kamera ile inceleyerek mekanik tıkanıklığı netleştirmek gerekmektedir. Tedaviye direnç, tekrarlayan enfeksiyonlar, kanama, idrar tıkanıklığı, böbrek yetmezliği ve mesane taşı gibi durumlar cerrahiye yönlendiren faktörler arasında yer almaktadır.
Lazer Ameliyat Yöntemleri
Günümüzde iyi huylu prostat büyümesinde en güncel cerrahi yöntemlerin lazerle yapılan ameliyatlar olduğunu belirten Opr. Dr. Yıldırım, kullanılan lazer tipine göre HOLEP, THULEP veya BIPOLEP adını alan yöntemlerde prostatın dış kısmının çıkarıldığını ifade etti. Ayrıca bazı hastalarda su buharı yöntemi olan REZUM tercih edilmekte, çok büyük prostatlarda ise açık prostatektomi uygulanabilmektedir.
Opr. Dr. Yıldırım, HOLEP ve THULEP ameliyatlarının kapalı cerrahide altın standart olma yolunda ilerlediğini belirtti. Bu yöntemlerin idrar kanalından endoskopik olarak yapıldığını ve kanama oranının daha az olduğunu vurguladı. Ayrıca, bu yöntemlerle daha fazla doku çıkarıldığı için yeniden ameliyat ihtiyacının düştüğünü, hastanede kalış sürelerinin kısaldığını ve sinir hasarının neredeyse hiç görülmediğini ekledi. Kan sulandırıcı ilaç kullanan bazı hastalarda bu ilaçları kesmeden dahi ameliyat yapılabilmesi de yöntemin önemli avantajları arasında yer almaktadır.