Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) öncülüğünde, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (ORAN) desteğiyle yürütülen ‘Yeşil Dönüşüm Sürecinde Kurumsal Karbon Ayak İzi Hesaplama ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı’ projesi, Sivas'taki imalat sanayisinde önemli bir dönüşüm sürecini başlatıyor. Proje, mermer, tekstil, metal, yapı ve soğutma sektörlerinden 8 pilot işletme üzerinde gerçekleştiriliyor. Bu işletmelerin kurumsal karbon ayak izi envanterleri çıkarılarak, uluslararası geçerliliğe sahip ISO 14064-1:2018 standardına uygun karbon ayak izi raporları hazırlandı.
Yürütülen danışmanlık sürecinde pilot işletmelerde görev yapan çalışanlara, sera gazı emisyonlarının hesaplanması ve raporlanması konusunda eğitimler verildi. Ayrıca yapılan saha çalışmalarıyla, işletmelerin karbon ayak izine etki eden temel unsurlar belirlendi ve kurumsal karbon ayak izi hesaplamaları gerçekleştirildi. Analizler sonucunda, sekiz işletmenin toplam karbon ayak izi 7 bin 43,65 ton karbondioksit eşdeğeri (COe) olarak hesaplandı. Bu veriler ışığında, her işletme için emisyon azaltım hedefleri belirlendi.
Hazırlanan sektörel eylem planlarında, 2030 yılına kadar baz yıl emisyonlarında yüzde 35 ila yüzde 50 arasında bir azaltım sağlanması hedefleniyor. Uzmanlar, belirlenen hedeflerin uygulanabilir ve gerçekçi olduğunu vurgularken, işletmelerin Avrupa Yeşil Mutabakatı sürecine uyum sağlamasının rekabet gücünü artıracağına dikkat çekiyor.
Proje kapsamında hazırlanan sürdürülebilirlik yol haritalarında, emisyon azaltımına yönelik öncelikli adımlar arasında yeşil elektrik tedarikine geçiş, güneş enerjisi yatırımlarının artırılması, yakıt ve altyapı modernizasyonu ile yönetim sistemlerinin güçlendirilmesi yer alıyor. Ayrıca, proje kapsamında yer alan işletmelerin, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Yeşil Dönüşüm Programı ve Türkiye Yeşil Sanayi Projesi desteklerinden yararlanması için gerekli hazırlıkların yapılacağı belirtildi.
Sivas sanayisinin sürdürülebilir üretim anlayışına geçişini hızlandırması beklenen bu proje, bölgedeki işletmelerin düşük karbonlu üretim süreçlerine uyum sağlaması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.