Trabzon'un Maçka ilçesinde bulunan Sümela Manastırı, tarihi ve kültürel önemi nedeniyle büyük bir ziyaretçi akınına uğramaktadır. Ancak, geçmiş yıllarda burada yaşanan kaya düşme olayları ve sonucu yaralanmalar, bölgedeki güvenlik endişelerini artırmıştır. Bu nedenle, Sümela Manastırı çevresindeki yürüyüş güzergâhındaki riskleri azaltmak amacıyla kapsamlı bir bilimsel inceleme projesi başlatılmıştır. Trabzon Valiliği ile Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi'nin iş birliğiyle yürütülen bu projede, özellikle 300-400 metrelik ulaşım hattı üzerinde detaylı bir inceleme yapılması planlanmaktadır.
Özellikle geçmişte kapsamlı müdahale yapılmamış bu güzergahta, daha önce yaşanan olayların tekrar gündeme gelmesi üzerine mühendislik incelemeleri başlatılmıştır. Proje kapsamında, lidar uçuşları ile arazi taraması yapılacak, bitki örtüsü temizlenerek riskli kaya blokları belirlenecek. Elde edilen veriler doğrultusunda, üç boyutlu modellemeler hazırlanacak ve olası kaya düşmelerinde blokların hareket yönü, hızı ve enerjisi hesaplanacaktır. Bu analizlerin neticesinde, bölgede uygulanacak kaya ıslah yöntemleri de belirlenecektir.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, yürütülen risk azaltma çalışmalarına dair değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Ersoy, Sümela Manastırı çevresinde uzun yıllardır yaşanan kaya düşme vakalarının mevcut olduğunu ve bu kapsamda son on yılda çeşitli önlem projeleri uygulandığını belirtti. Ancak, özellikle 300-400 metrelik ulaşım yolunda yeterli çalışmaların yapılmadığını kaydetti. Ersoy, Sümela Manastırı'nda geçmiş yıllarda birkaç vaka yaşandığını ve bu vakalarda yaralanmaların meydana geldiğini dile getirdi. Bu nedenle, valilik ve üniversite iş birliği ile bir proje aşamasında olduklarını ifade etti.
Prof. Dr. Ersoy, yürüyüş yolunun yüksek riskli bir alan olmadığını, ancak bu bölgedeki insanların güvenliğinin sağlanmasının önemli olduğunu belirtti. "Yürüyüş yolu çok riskli bir bölge değil. Orada can kaybına neden olacak büyük bir risk beklemiyoruz. Ancak, amacımız oradan geçecek insanların başına en ufak bir şeyin bile gelmemesidir. Bu bölge, kamuoyunun sürekli takip ettiği bir alan ve uluslararası arenaya açık bir bölgedir. Dolayısıyla, küçük bir olaya bile mahal vermemek önemlidir" dedi.
Prof. Dr. Ersoy, kaya ıslah projelerinde önemli uygulamalardan birinin çelik ağ kullanımı olduğunu, ancak bunun etkinliğini anlayabilmek için lidar uçuşları yapacaklarını belirtti. Ayrıca, bitki örtüsünü arındırarak riskli blokları tespit edeceklerini ve bu blokların yolunu, enerjisini ve hızını üç boyutlu olarak modelleyebileceklerini ifade etti. Analizlerden elde edilecek sonuçların, hangi ıslah çalışmalarının yapılması gerektiğini belirleyeceğini vurguladı. Ersoy, "Belki mevcut duvarı 1 metre yukarıya yükseltmekle bile riski bertaraf edebiliriz" diyerek mühendislik açısından sayısal verilerin önemine dikkat çekti.
