Tokyo, Japonya’da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) ve Sasakawa Barış Vakfı iş birliğiyle "Orta Doğu’daki Gelişmeler ve Türkiye-Japonya İlişkilerinin Geleceği" konulu bir panel gerçekleştirildi. Panelde mesajı okunan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, etkinliğin Orta Doğu’daki güncel gelişmelerin sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesine katkı sağlamasını ve Türkiye ile Japonya arasındaki ilişkilerin geleceğine dair yeni bakış açıları sunmasını umduğunu belirtti. Duran, iki ülkenin tarihsel bağlarına da dikkat çekerek, Türkiye-Japonya ilişkilerinin 1924 yılından bu yana sürekli olarak geliştiğini ve 2013 yılında stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını ifade etti.
Duran, karşılıklı üst düzey ziyaretlerin artmasının ve diplomatik ilişkilerin 100. yılının anlamlı etkinliklerle kutlanmasının, iki ülke arasındaki bağların derinleşmesine yardımcı olduğunu kaydetti. Ayrıca, 2020 yılında tamamlanarak hizmete açılan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin Türkiye ve Japonya arasındaki iş birliğinin önemli bir örneği olduğunu vurguladı. Duran, 2026 yılında Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde 'Deprem Afet Bilimleri' alanında doktora programının başlatılmasının, iş birliğinin çok boyutlu ve kurumsal niteliğini gösterdiğine dikkat çekti.
Duran, Türkiye ile Japonya arasındaki diyaloğu derinleştiren bir diğer önemli konunun Orta Doğu’daki güvenlik krizi olduğunu belirtti. 28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının, sınırlı bir çatışmadan büyük ölçekli bir krize dönüşmesi, bu bölgedeki durumun ciddiyetini artırdı. Hürmüz Boğazı çevresindeki krizin küresel boyut kazanarak enerji tedariki, finans piyasaları ve uluslararası ticaret üzerinde etkili olduğunu ifade eden Duran, bu krizin enerji tedariği konusunda bağımlı ülkeler üzerinde doğrudan etkiler yarattığını vurguladı.
Son haftalarda petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki dalgalanmalar ile arz güvenliği konusundaki endişelerin, Asya ekonomileri üzerindeki etkilerini ortaya koyduğunu belirten Duran, ABD’nin Orta Doğu’ya yeniden yönelmesinin Hint-Pasifik’teki güvenlik dengesi üzerindeki etkileri hakkında tartışmaların, bu krizin bölgesel sınırları aştığını gösterdiğini söyledi. Bu yeni durumun, Türkiye ile Japonya arasında daha düzenli ve sonuç odaklı bir stratejik diyalog gerektirdiğini ifade etti.
Duran, diplomasi ve diyaloğun kalıcı barışa giden en güvenilir yollar olduğunun altını çizerken, ateşkesin kalıcı bir anlaşmaya dönüşmesini umduklarını belirtti. İran ile ABD-İsrail arasındaki çatışmanın bölgeyi daha da istikrarsız hale getirdiğini ifade eden Duran, Türkiye ile Japonya arasındaki iş birliğinin, bu bağlamda stratejik öneme sahip olduğunu kaydetti. Türkiye’nin Orta Doğu, Balkanlar, Kafkasya, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde belirleyici bir jeopolitik merkez olduğunu da vurguladı.
Duran, Japonya’nın Asya-Pasifik bölgesinde istikrarın sağlanmasında önemli bir aktör olduğunu belirterek, iki ülkenin iş birliğinin daha yoğun bir platformda gerçekleşmesinin birçok fayda sağlayacağını dile getirdi. Enerji güvenliği, küresel tedarik zincirinin dayanıklılığı, insani diplomasi, akademik iş birliği ve afet yönetimi gibi alanlarda yeni ortaklıklar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, iki ülke arasındaki akademik iş birliğinin güçlendirilmesinin ortaklığın kurumsal kapasitesini artıracağını belirtti.
Duran, bölgesel ve küresel zorlukların iletişim ve medya alanında da ortak eylem gerektirdiğine dikkat çekerek, dezenformasyon, psikolojik operasyonlar ve algı yönetimi gibi karma tehditlere karşı iş birliğinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Hakikat, adalet ve çoğulculuğu merkezine alan bir medya ortamının oluşturulmasının önemine değinen Duran, bunun kapsamlı ve derinlemesine bir iş birliğini gerektirdiğini ifade etti. Düzenlenen etkinliğin, istişare, ortaklık ve iş birliği mekanizmalarının kurumsallaşmasına katkı sağlayacağına inandığını belirtti.
Türkiye’nin Japonya Büyükelçisi Oğuzhan Ertuğrul, iki ülke arasındaki köklü ilişkilerin önemine vurgu yaparak, ortak değerlerin paylaşımının altını çizdi. İkili ilişkilerin 2013 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükseldiğini hatırlatan Ertuğrul, ilişkileri ticaret, yatırım, kültür ve bilim gibi alanlarda daha da geliştirmek istediklerini ifade etti.
Panelin moderatörlüğünü üstlenen Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politika Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kılıç Buğra Kanat, Orta Doğu’daki son gelişmelerin bölgesel ve küresel etkileri ile Türkiye-Japonya ilişkilerini değerlendirdi. Panelde, farklı uzmanlar ve akademisyenler, Orta Doğu’daki gelişmelerin etkilerini tartışarak, yerli ve yabancı konukların ilgisini çekti. Ayrıca, panel öncesinde düzenlenen yuvarlak masa toplantısında, Orta Doğu’daki son gelişmelerin etkileri ele alındı.
